|
Hac Nedir? Hac, sözlükte yönelmek, kastetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek anlamina gelir. Dini bir terim olarak hac; yilin belli günlerinde(Kameri aylardan Zilhicce ayinda) kurallarina uygun sekilde ihram denilen örtüye bürünerek Arafatda ayakta durmak ve Kâbe`yi tavaf etmektir. Bu kutsal yerleri belirli zamanlarda ziyaret eden kimseye haci denir. Ayrıca dini terim olarak da terim olarak, belirli bir zamanda, usulüne uygun olarak, ihrama girdikten sonra, Arafat`ta vakfe yapmak, Kabe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir İslâm’ın beş esasından biri olan hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır.
Kur’an-ı Kerim’de; “Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe’yi ziyaret etmeleri, Allâh’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır” buyurulmuştur (Al-i İmran 3/97). Hz. Peygamber de; “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allâh’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in O’nun Elçisi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekat vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.” buyurmuş (Buharî, İman 2; Müslim, İman 5); ayrıca hadislerinde haccın önemini ve yararlarını belirtmiş, nasıl yapılacağını fiilen göstermiştir.
Hac ayları, Hicrî takvime göre Şevval, Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk 10 günüdür. Bu günlere hac ayları denmesi, hac menasikinin yerine getirilmesi bakımından değil, haccın şartı olan ihramın bu zaman dilimi içerisinde gerçekleşmesinin zorunlu olması itibariyledir. Bu süre içerisinde ihrama girmeyen kişi, zamanında hacca başlayamadığı için, o yıl haccı kaçırmış olur.
Ayrıca hac konusunu iyi anlayabilmek için; haccı kimlere farz olduğuu da iyi bilmek gerekir.
Erkek olsun, kadın olsun şartlarını taşıyan her müslümana, ömründe bir defa haccetmek farzdır. Üzerine hac farz olan kimse, bu ibadeti geciktirmeden bir an önce yerine getirmelidir. Üzerine farz olduğu halde bir takım gerekçelerle bu önemli ibadeti yerine getirmeyip ileri yaşlara ertelemek dinen uygun değildir. Bu şekilde haccını erteleyip daha sonra bizzat hac yapamayacak duruma düşen kimse, yerine bedel (vekil) göndermek zorunda kalır.
Bir kimsenin hac ibadetiyle yükümlü sayılması için; müslüman, akıllı, erginlik çağına ulaşmış, hür, hac için yeterli malî imkâna sahip ve bu ibadeti yerine getirecek vakte erişmiş olması şarttır. Bu şartlardan birini taşımayan kimseye hac farz olmaz.
Kendisine hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda etmekle yükümlü sayılması için de, sağlıklı olması, tutukluluk veya yurtdışına çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli olması şarttır. Ayrıca boşanma veya ölüm iddeti beklemekte olan kadının, beklemesi gereken süreyi tamamlamış olması lazımdır.
Hac yolculuğuna katlanamayacak, ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar ile, yaşlılar, tutuklular, yurtdışına çıkışları yasaklanmış olanlar ve iddet beklemekte olan kadınlar, hac kendilerine farz olsa bile, eda ile yükümlü değildirler. Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat haccederler.
Hac nedir sorusuna en güzel cevap;
Hac Kutsal Bir İbadettir
Milyonlarca Müslüman’ın ‘’Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk ‘’ (Emret Allah’ım! Emret Allah’ım!) diyerek Beytullah’ın etrafında pervaneler gibi döndükleri görkemli manzara, muhteşem görüntü ve gönüllerin Allah’a yaklaştığı zamanların en ulvi mevsimi hac ayıdır.
Gözlerden süzülen gözyaşı ve dünyada ulaşabilecek olan mutlulukların en yücesi…
Bu gün Terviye günüdür. Milyonlarca hacı, Mekke’yi Mükerreme’den beyaz ihramlarıyla, Lebbeyk sedalarıyla, Mina’ya çıkıyorlar. Ya Rabbi haccımızı mebrur eyle, kabul eyle..
Sehl İbnu Sa’d r.a. anlatıyor: ’Resûlullah s.a.v. buyurdular ki:
* ’Telbiyede bulunan hiç bir Müslüman yoktur ki, onun sağında ve solunda bulunan taş, ağaç, sert toprak onunla birlikte telbiyede bulunmasın, bu iştirak (sağ ve solunu göstererek) şu ve şu istikâmette arzın son hududuna kadar devam eder.’ Tirmizî.
Allah bu mukaddes ibadeti yerine getirmeyi herkese nasip eylesin. İslam’ın beş şartından biri olan hac ibadeti, hayatın gayesini hatırlatır insana. Sabırla yürüyenlere ebedi mutluluğun kapılarını aralar. Hac, dünyanın her tarafından milyonlarca müminin bir araya geldiği külli bir ibadettir. Orada yapılan dualar, hem zaman ve mekânın kudsiyetinden hem de yönelişin külliyetinden dolayı kabul olur. Kısaca hac, aklını kullanabilen herkese ilâhi huzur verir. Hac’da günlük elbiselerden soyunup iki parça beze bürünerek ihrama giren Müslümanlar, ziynet ve servetle böbürlenmenin ne kadar boş olduğunu anlar, insanlar arasında ki eşitliği fark eder.
Sevgili Peygamberimiz s.a.v. hayatta imiş gibi O’nu ziyarete hazırlanmak, Özellikle Medine’de, Kurân la fethedilen kutsal şehirde ve Camisin de bulunduğumuz sırada bir sahabi gibi davranarak, sevgide ve saygıda kusur etmemek müminin şiarıdır.Yol göstericimiz, kurtarıcımız, Peygamberimiz s.a.v. şöyle buyurmaktadır:
* ’Kabrimi ziyaret edene şefaatim nasip olur.’
* ’Kim beni öldükten sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaret etmiş gibidir.’
* ’Kim hac yaparda, beni ziyaret etmezse bana katı davranmış olur.’
Bir diğer hadis-i şeriflerinde, efendimiz s.a.v.:
* ‘’Kim bana gelir de selam verirse Allah ruhumu cesedime iade eder ta ki o selamı alayım. buyuruyor. Buna göre demek ki, efendimize kabri başında selam vermek bizzat kendisinin o selamı alması demektir.
İhramın hiç çıkarılmamak üzere giyilen kefen olduğunu kabul ederek, nasıl ki ölenler kalanlara hiç zarar vermiyorsa, bu şerefli yolculuğa nail olan insan da melek gibi olmaya gayret etmelidir. Bu duyguları bir ömre yaymalıdır. Şair ne güzel söylemiş:
İhramlar giyilince, rütbeler, statüler tek tek düşer.
Bak, mahşeri canlandıran milyonlarca beşer.
Duymuyor musun Lebbeyk sedalarını Arşı titretiyor.
Ümmül Kura da, gönül coğrafyamız birbirine kenetleşiyor.
Seyredilmesi bile ibadet sayılan Kâbe gibi yüce bir makamda kul olduğunu idrak ederek, Mübarek Zemzem suyunu içerek, bu farzıyeti bu vecibeleri, Resulü Ekrem’in s.a.v. önerdiği gibi yaparak, iki cihan mutluluğuna erişe bilme gayesiyle, haccımızı yapmak ne büyük bahtiyarlıktır.. Orada konforu rahatı aramamak, Mekke ve Medine-i Münevvere’yi her hangi bir yerle kıyas ederek şikayetçi olmamak, na-hoş olaylara meydan vermemek asli görev ve vazifelerimiz arasındadır.
|
| |
|
|
|
|
İhram Ne Demektir? Hac veya umre yapmaya niyet eden kişinin, diğer zamanlarda helal olan bazı fiil ve davranışları, hac veya umrenin rükünleri tamamlanıncaya kadar kendine haram kılmasıdır.
İhramın, niyet ve telbiye olmak üzere iki rüknü vardır. Niyet, hac veya umre yapmaya karar vermektir. Niyetin dil ile yapılması müstehaptır. Telbiye ise, “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk lâ şerîke lek (Allâh’ım, davetine isteyerek uydum, emrine amadeyim. Senin eşin ve ortağın yoktur. Sana yöneldim, hamd senin, nimet senin, mülk de senindir. Eşin ve ortağın yoktur)” demektir.
Niyet ve telbiye ile birlikte ihramın yasakları başlar. İhramlıya, vücudundaki saç ve kılları kesmesi, yolması veya tıraş etmesi; tırnak kesmesi; dikişli elbise giymesi (erkekler için); güzel koku sürünmesi; süslenmek için yağ, boya vb. makyaj malzemesi kullanması; başını (erkekler için) ve yüzünü örtmesi, eldiven, çorap ve topukları örten ayakkabı giymesi; cinsi münasebette bulunması; avlanması; harem bölgesindeki bitkileri kesmesi yasaktır.
|
| |
|
|
|
|
Hac Niçin Yapılır ? Her müminin amacı Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Onun rızasını kazanmanın yollarından biri de, peygamberleri aracılığı ile bildirdiği emirleri yerine getirmek, yasaklarından da kaçınmaktır. Allah’ın emirleri insanı iyiye, güzele, doğruya yöneltmek, yasakları ise kötülüklerden uzaklaştırmaktır. Böylece insanı güzel ahlâk sahibi kılarak mutlu olmasını sağlamaktır.
Aynı zamanda Allah’ın buyruklarını yerine getirmekle onun sevgisini kazandığımız gibi, verdiği nimetlerden dolayı da şükretmiş oluruz. Çünkü Allah sevgiye, saygıya ve ibadet edilmeye lâyık tek varlıktır.
İslâm’ın beş temel şartından biri olan hac hem mal hem de bedenle yapılan bir ibadettir. Maddi durumu iyi olanların ömürlerinde bir defa hac ibadetini yapmaları farzdır. Yüce Allah Kur’an’da: “Yoluna gücü yetenlerin Allah’ın evi (Kâbe)ni hac ve ziyaret etmeleri, insanlar üzerinde Allah’ın bir Hakkı’dır.”(Ali İmran suresi ayet 97) buyurmuştur. Peygamberimiz de haccı Müslümanlığın beş esasından biri olarak saymış, yapılışını bizzat uygulayarak Müslümanlara öğretmiştir
Hac Nerede Ne Niçin Yapılır?
Hacca gidenler, nerede neleri niçin yapıyor? İşte Prof. Tarhan`ın kaleminden hac ritüelleri...
Hac mevsimi, bütün Müslümanlar için çok özel bir zaman diliminin adıdır. Her yıl üç milyona yakın Müslüman`ı, kutsal topraklarda bir araya geliyor. Renkleri, ırkları, yaşam tarzları farklı farklı olan bu insan topluluğu tek bir amaç için aynı hedefe yöneliyor. Kâbe`de, Arafat`ta Allah`a açılan eller, bütün insanlığın kardeşliği, dünyanın huzuru için dua ediyor.
Hac, milyonlarca insanın aynı duygular etrafında tek yürek olduğu anlardan birisi. Yaşanan manevi atmosferin tatlı hatıraları da hacılar için özel bir anlama sahip. Çevremize baktığımızda en az askerlik anıları kadar anlatılır hac hatıraları da. Sözlü kültür kadar yaygın olmasa da, hac ibadetinin bir de yazılı kültüre bakan yönü olduğunu da unutmamak gerekir.
“Üç milyon insan aynı anda “Sana geldim, huzurundayım, çağırdın geldim” nidalarıyla Allah`a yöneliyor. Bunu duyan herhangi bir insanın bu tablodan etkilenmemesi mümkün değil. Hacda insanın negatif duyguları azalırken, sevgi ve güven duygusu artıyor. Hac esnasında insanlarda başkalarını incitmeme, zarar vermeme ve başkasına değer verme duygusu gelişiyor. Haccı kalbe yapılan bir yolculuk olarak değerlendirmek mümkün ancak bu yolculuğun akılla kalbin beraber olduğu bir yolculuk olması gerektiğini bilmek gerekir.
Haccın sadece kalbin bir yolculuğu olarak algılanmasında bu dünyadan kopmak gibi bir anlam çıkar. Halbuki biz dünyadan kopmadan haccın kazandırdığı değişimi, gelişimi, tazelenmeyi hayata geçirmemiz gerekiyor. Hac bize dünyada faydalar kazandırması gerekiyor. Hacdan sonra eli eteği dünyadan çekme, iş hayatından, ticaretten soyutlanma teraziden elini çekme anlayışı yanlış bir anlayış. Hac kişinin öteki dünya hayatının yanında asıl bu dünya hayatınızı da düzenlemeli.
Hacdaki ritüellerin anlamları
İhram: Bu, insana bir mesajdır ve sen kendine malik değilsin, sahibinin kim olduğunun farkına var. Burada yaratıcıdan yaratıcıya kaçış manası, “Buyur yarabbi sana geldim” mesajı var.
Kâbe: Beytullah`ın diğer adı da özgürlük evidir. Manası, insanın mutlak özgürlüğe kavuştuğu alan, kendi arzu ve isteklerinin esiri olmuş insanın arzularını yaratıcıya teslim ettiği için kendini özgür hissediyor. Öbür türlü sürekli devamlı arzularının baskısı ile iç mücadele yaşıyor. Benim üzerimde teslim olacağım bir güç var. O`na teslim olduğumda O bana her türlü yardımı eder, diyerek psikolojk rahatlama sağlar.
Say: Kupkuru bir yerde yedi defa su aramak için koşuşturan bir kimsede Allah`a güven var, ümitsizliğe kapılmamak var. Yoklukta bile çalışmak ve gayret göstermek, sabır, metanet mesajı var.
Arafat: Arafat`ta bilmek anlamı var. İnsanın Arafat`ta varacağı ânı ve yeri bilmesi önemli. O geceyi Arafat`ta geçiren insanın varacağı ânı düşünmesi; nereden geldiğini, nereye gideceğini düşünmesi. İnsanda belirli paradigmaların oluşması için kendisini sorgulaması gerekiyor. Bu sorgulanmanın en güzel gerçekleştiği, yaşam tarzının yeniden belirlendiği en uygun zaman ve yer Arafat`ta vakfe ânı.
Şeytan taşlama: Şeytan taşlamada Hz. İbrahim`in verdiği iç mücadele var. Korku, kıskançlık, tutku, iç çekişme gibi olumsuz duygular ortaya çıktığı zaman içimizdeki negatif güçler harekete geçer. Bunlar semavi kitaplarda şeytan olarak tanımlanmış.
Burada gaflet, cehalet, nefsimizdeki olumsuz dürtüler taşlanıyor. Hac boyunca her türlü kötülüklerden arınan insan son işlem olarak şeytan taşlamak ile Allah`a sığınmış oluyor.
(20 Aralık 2007-Haber 7)
|
| |
|
|
|
|
Haccın Çeşitleri YAPILIŞ ŞEKLİ BAKIMINDAN HACCIN ÇEŞİTLERİ
Eda ediliş cihetiyle hac üç kısma ayrılır. İfrad haccı, Temettu haccı ve Kıran haccı.
a) İfrad Haccı
İfrad haccı umresiz yapılan hacdır. Sadece hac ibadeti yapıldığı için tek hac anlamında bu isim verilmiştir. Hac ayları içinde hac amellerinden önce umre yapmayıp sadece hac niyetiyle ihrama girip hac menasikini eda edenler ifrad haccı yapmış olurlar.
b) Temettû Haccı
Temettu istifade etmek yararlanmak anlamına gelir.Aynı yılın hac aylarında iki ayrı ihramla umre ve hac yapılırsa bu hacca temettu haccı denir.Temettu haccında umre ve hacc ayrı ayrı ihram ve niyetle yapılır.
c) Kırân Haccı
Kırân haccı umre ve hacca bir ihramla niyetlenip eda etmektir. Umre ve hac tek ihramla yapıldığı için “birleştirmeli hac” anlamında bu isim verilmiştir. İkisine birden niyetlenip umreyi eda ettikten sonra ihramdan çıkmadan aynı ihramla haccı da eda eden afâkîler kırân haccı yapmış olurlar.
En faziletli hac şekli, Kıran, sonra Temettü, sonra da İfraddır.
HÜKÜM BAKIMINDAN HACCIN ÇEŞİTLERİ
Hac hüküm olarak, farz, vacip ve nafile olarak üç çeşittir. Ömürde bir defa haccetmek farz, adak olarak haccetmek, veya başlandıktan sonra yarım kalan haccı kaza etmek, vacip, bunların dışında yapılan hacda nafile olur. Çocukların yapıkları hac ile büyüklerin ikinci ve daha sonra yapacağı her hac nafiledir.
TEMETTÛ VE KIRAN HACLARININ ŞARTLARI
1.Hacceden kişi Âfaki olmalıdır. Harem ve hill bölgelerinde ikamet edenlerin temettu ve kıran haccı yapmaları caiz değildir. Hac aylarından önce Mekke’ye gidip hac günlerine kadar orada kalan âfakilerde bu konuda aynı hükme tabiidir. Bunlardan haccedecek olanların, o yıl hac ayları girdikten sonra umre yapmamaları gerekir. Yaptıkları takdirde isaet etmiş olurlar. Şükür kurbanı değil, ceza kurbanı keser.
2.Umre ve Hac her ikisi aynı yılın hac aylarında olmalıdır. Şayet umre hac aylarından önce yapılmışsa yapılan hac İfrad olur.
3.Hac aylarında yapılan umreden sonra “Sahih İlmâm” olmamalıdır.
Sahih İlmâm: Hanefilere göre umre ile hac arasında herhangi bir sebeple memlekete dönmekle, Şafiilere göre ise, mikat sınırları dışına çıkmakla gerçekleşir. Hanefilere göre Umre ile hac arasında memleketine dönen Şafiilere göre mikat sınırları dışına çıkan kimse, dönüşte tekrar umre yapmazsa yaptığı hac, İfrad olur. Kıran haccında umreden sonra ihramdan çıkılmadığı için umre ile hac arasında ister mikat dışına çıksın ister memlekete veya başka bir yere gidilsin kıran haccı ifrada dönüşmez.
Bu üç nevi hacdan hangisi yapılırsa yapılsın hac farizası eda edilmiş olur.
Bütün ibadetlerde olduğu gibi Hac ibadetinde de fazilet ve sevap her hangi bir hac türünün yapılmış olmasında değil, hac ibadeti esnasında gösterilen gayret, samimiyet, huzur, huşu ve ihlâsdadır.
TEMETTU HACCI`NIN FARZ, VACİP VE SÜNNET OLAN MENASİKİ
Aşağıdaki Sıraya Göre Yapılır
- Elbiseni tamamen soyunup, ihram örtülerini sarınmalı.
- İki rekât ihram namazı kılmalı.
- Temettü haccı için umreye niyet edip telbiye getirmeli. (İhram yasakları başlar.)
- Umre tavafını yapmalı.
- İki rekât tavaf namazı kılmalı.
- Umrenin sa`yini yapmalı.
- Tıraş olup ihramdan çıkmalı.
- İhramsız normal kıyafetlerle hac beklenmeli. (İhram yasakları kalkar.)
- Arefe gününden bir gün önce tekrar İhram örtülerini sarınmalı.
- Hacca niyet edip telbiye getirmeli. (İhram yasakları başlar.)
- Haccın sa`yini yapmalı. (Haccın sa`yini Arafat`a çıkmadan önce yapmak isteniyorsa, kudüm tavafından sonra yapmalı.)
- Arafat`ta vakfeye durmalı.
- Arafat`ta öğle ve ikindi namazını cem`i takdim ile kılmalı.
- Müzdelife`de akşamla yatsı namazlarını birleştirerek yatsı vaktinde cem`i te`hir kılmalı.
- Müzdelife`de sabah namazından sonra vakfe yapmalı.
- Bayramın birinci günü büyük şeytana 7 taş atmalı.
- Kurban kesmeli veya kestirmeli.
- Tıraş olup ihramdan çıkmalı.
- Bayramın ikinci ve üçüncü günleri sırasıyla küçük, orta ve büyük şeytana 7`şerden 21 taş atmalı.
- Bayramın üç günü içerisinde Ziyaret Tavafını yapmalı.
- İki rekât tavaf namazı kılmalı.
- Arafat`a çıkmadan önce yapılmadıysa, haccın sa`yini yapmalı.
- Mekke`den ayrılmadan Veda Tavafını yapmalı.
- İki rekât tavaf namazı kılmalı. (İster farz veya vacip, ister sünnet veya nafile olsun her tavaftan sonra iki rekât tavaf namazı kılınmalı. Tavaf bittiğinde kerahet vakti ise, bu namaz kerahet vakti çıktıktan sonra kılınmalı.)
KIRAN HACCI`NIN FARZ, VACİP VE SÜNNET OLAN MENASİKİ
Aşağıdaki Sıraya Göre Yapılır
- Elbiseni tamamen soyunup ihram örtülerini sarınmalı.
- İki rekât ihram namazı kılmalı.
- Umre ve hac her ikisine birden niyet edip telbiye getirmeli.(İhram yasakları başlar.)
- Umre tavafını yapmalı.
- İki rekât tavaf namazı kılmalı.
- Umrenin sa`yini yapmalı.
- Kudüm tavafını yapmalı.
- İki rekât tavaf namazını kılmalı.
- Haccın sa`yini yapmalı. (Haccın sa`yi Arafat`a çıkmadan önce yapılmak isteniyorsa, kudüm tavafından sonra yapmalı.)
- Arefe günü, Arafat`ta bulunmalı.
- Arafat`ta öğle ve ikindi namazını cem`i takdim ile kılmalı.
- Müzdelife`de akşamla yatsı namazlarını birleştirerek yatsı vaktinde cem`i te`hir ile kılmalı.
- Müzdelife`de sabah namazından sonra vakfe yapmalı.
- Bayramın birinci günü büyük şeytana 7 taş atmalı.
- Kurban kesmeli veya kestirmeli.
- Traş olup ihramdan çıkmalı.
- Bayramın ikinci ve üçüncü günleri sırasıyla küçük, orta ve büyük şeytana 7`şerden 21 taş atmalı.
- Bayramın üç günü içerisinde ziyaret tavafını yapmalı.
- İki rekât tavaf namazı kılmalı.
- Arafat`a çıkmadan önce Haccın sa`yi yapılmadıysa, Haccın sa`yi yapmalı.
- Mekke`den ayrılmadan Veda Tavafını yapmalı.
- İki rekât tavaf namazı kılmalı. (İster farz veya vacip, ister sünnet veya nafile olsun, her tavaftan sonra iki rekât tavaf namazı kılmalı. Tavaf bittiğinde kerahat vakti ise tavaf namazı kerahat vakti çıktıktan sonra kılınmalı.
Kârin ve mütemetti hacıların şükür kurbanı kesmesi vaciptir. Temettü veya Kıran haccı yapanlardan, kurbanlık hayvan bulunmaması veya alınamaması sebebiyle, kurban kesme imkanı olmayanlar, üç gün Hac esnasında, yedi gün Hacdan sonra olmak üzere on gün oruç tutarlar. İlk üç günün, ihrama girdikten sonra hac ayları içinde ve kurban bayramının ilk gününden önce Mekkede tutulmuş olması zorunludur. Kurban kesme imkanı elde edilebileceği ümidiyle bu üç günlük orucun son vaktine kadar geciktirilmesi yani Arefe günü tamamlanmak üzere 7, 8 ve 9 Zilhicce günlerinde tutulması efdaldir.
Temettü Haccında bu oruç henüz Hac için ihrama girmeden Umre ihramından sonra da tutulabilir.
|
| |
|
|
|
|
Genel Hac Bilgisi Hac, sözlükte yönelmek, kastetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek anlamina gelir. Dini bir terim olarak hac; yilin belli günlerinde(Kameri aylardan Zilhicce ayinda) kurallarina uygun sekilde ihram denilen örtüye bürünerek Arafatda ayakta durmak ve Kâbe`yi tavaf etmektir. Bu kutsal yerleri belirli zamanlarda ziyaret eden kimseye haci denir. Ayrıca dini terim olarak da terim olarak, belirli bir zamanda, usulüne uygun olarak, ihrama girdikten sonra, Arafat`ta vakfe yapmak, Kabe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir İslâm’ın beş esasından biri olan hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır.
Kur’an-ı Kerim’de; “Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe’yi ziyaret etmeleri, Allâh’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır” buyurulmuştur (Al-i İmran 3/97). Hz. Peygamber de; “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allâh’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in O’nun Elçisi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekat vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.” buyurmuş (Buharî, İman 2; Müslim, İman 5); ayrıca hadislerinde haccın önemini ve yararlarını belirtmiş, nasıl yapılacağını fiilen göstermiştir.
Hac niçin yapilir?
Her müminin amaci Allah?in hosnutlugunu kazanmaktir. Onun rizasini kazanmanin yollarindan biri de, peygamberleri araciligi ile bildirdigi emirleri yerine getirmek, yasaklarindan da kaçinmaktir. Allah?in emirleri insani iyiye, güzele, dogruya yöneltmek, yasaklari ise kötülüklerden uzaklastirmaktir. Böylece insani güzel ahlâk sahibi kilarak mutlu olmasini saglamaktir.
Ayni zamanda Allah?in buyruklarini yerine getirmekle onun sevgisini kazandigimiz gibi, verdigi nimetlerden dolayi da sükretmis oluruz. Çünkü Allah sevgiye, saygiya ve ibadet edilmeye lâyik tek varliktir.
Islâm?in bes temel sartindan biri olan hac hem mal hem de bedenle yapilan bir ibadettir. Maddi durumu iyi olanlarin ömürlerinde bir defa hac ibadetini yapmalari farzdir. Yüce Allah Kur?an?da: ?Yoluna gücü yetenlerin Allah?in evi (Kâbe)ni hac ve ziyaret etmeleri, insanlar üzerinde Allah?in bir Hakki?dir.?(Ali Imran suresi ayet 97) buyurmustur. Peygamberimiz de hacci Müslümanligin bes esasindan biri olarak saymis, yapilisini bizzat uygulayarak Müslümanlara ögretmistir.
Hac Kimlere Farzdir?
Gücü yeten yani zengin ve saglikli olan Müslüman?in hayatinda bir kez haccetmesi farzdir. Bir kimseye haccin farz olabilmesi için su sartlarin bulunmasi gerekir:
1.Hür, ergin ve akilli olmak
2.Hacca gidip gelmeye yeterli vakti bulunmak
3.Hacca gidip gelinceye kadar ailesinin geçimini saglamis olmak
4.Gerekli masraflari karsilayacak kadar zengin olmak
5.Saglikli olmak
6.Yol güvenligi bulunmak
7.Buluğa erişmek.
8.Haccı Yerine Getirebilme İmkanına Sahip Olmak
Haccı Yerine Getirebilme İmkanına Sahip Olmanın Şartları:
- Beden sağlığı.
- Yol güvenliği.
- Hapiste olmamak.
- Mahrem birisinin veya kadının kocasının olması.
- Kadının iddetli olmaması.
Haccın Fazileti:
Ebu Hureyre (r.a)’nin naklettiğine göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: (Her kim Allah için haccedip (hac sırasında) kötü sözler söylemez ve günah işlemezse, annesinden doğduğu gün gibi tertemiz ve günahlardan arınmış olarak geri döner).
Haccın Sıhhatinin Şartları:
- Müslüman olmak.
- İhrama girmek.
- Zaman (ihrama belirli zamanda girmek).
- Mekan (ihrama mikat yerinden girmek).
- Mümeyyez olmak.
- Akıllı olmak
- Özür durumları hariç ibadetleri kendisi yapmak.
- Cinsel ilişkide bulunmamak
Haccın Çeşitleri:
Haccın üç çeşidi vardır:
1- İfrad Haccı: Sadece hac niyeti ile yapılan hacdır.
2- Temettu Haccı: İlk önce umreye niyet edilir (Kişi, ülkesine ait mikat yerinden umre niyeti ile ihrama girer, sonra ihramdan çıkar ve daha sonra Mekke’den tekrar hac niyetiyle ihrama girer.)
3- Kıran Haccı: Hac ve umreye birlikte niyet edilerek yapılan hacdır (ihrama girerken hac ve umreye birlikte niyet edilir).
Allah Teala şöyle buyurmaktadır: [Her kim hacca kadar umre ile sevap kazanmak isterse ona da kolayına gelen hedy kurbanı vacip olur. Kesecek kurban bulamazsa hac günlerinde üç, (yurduna) döndüğü vakit de yedi gün oruç tutar ki, tam on gün eder. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram’da oturmayanlar içindir.]
Daha sonra Ayete’l-Kürsi, İhlas, Felak ve Nas sureleri okunur.
Kıran ve Temettu haccı yapanın Allah’a şükür için kurban (hedy) kesmesi gerekir. Çünkü Allah Teala ona, hac aylarında aynı zamanda umre ve hac yapmayı nasip etmiştir. Eğer kurban kesemezse üç gün hac esnasında yedi gün de ülkesine döndüğü zaman oruç tutması gerekir.
Hac Yolculuğuna Hazırlık
Hac yolculuğuna çıkmadan önce yapılması gereken işlemler şunlardır
1- Bütün günahlardan tövbe edilerek Allah’a sığınılmalıdır.
2- Kul hakları ve borçları varsa ödenmelidir.
3- Hac için gerekli olan masraflar helal kazançtan temin edilmelidir.
4- Kendisine yardım edecek ve iyiliği seven salih bir arkadaş edinmelidir.
5- Kendi kendine şunları taahhüt etmelidir:
Kesinlikle günah işlememek
Hz. Muhammed (s.a.v)’in sünnetine sıkı bir şekilde sarılmak.
Haccını Allah için yapmakta samimi, bütün maksadı ve niyeti Allah rızası için olmalıdır.
İbadet için vakit ayırmalıdır
Kavga, düşmanlık ve münakaşa etmemeli, bedenini bütün Müslümanlara tasadduk etmelidir. Tabiinden biri hacca niyet ettiğinde şöyle demiştir: “Bedenimi bütün Müslümanlara tasadduk ettim.” Bunun anlamı; hac ibadeti esnasında bedenimin maruz kaldığı itilme, vurulma ve benzeri diğer ameller sadakadır.
Yolculukta Müstehap Olan Şeyler ve Dualar:
Yolcunun aile, akraba ve tanıdıklarına veda etmesi sünnettir.
Yolcu, kendini uğurlayanlara şöyle dua eder: [Sizi emanetini kaybetmeyen Allah’a emanet ediyorum. (İstevdeakumu’l-lâhu ellezî lâ tedıy’u vedaiahu.)]
Mukim olan yolcuya şöyle dua eder: [Dinini, emanetini ve kalan işlerini Allah’a emanet et, Allah’ın korumasında ve himayesinde ol, Allah takvanı artırsın, günahlarını affetsin ve yöneldiğin her yerde hayra yöneltsin. (İstevdeallahu diynike ve emenetike ve havâtimu amelike fî hıfzillahi ve kenfihi nuzevvideke’l-lâhu et-tegvâ ve ğufira zenbike ve vechike lilhayri haysümâ teveccihetü.)]
Yola çıkmadan önce iki rekat yolculuk namazı kılması müstehap olur. Birinci rekatta Fatihadan sonra Kafirun suresi, ikinci rekatta da yine Fatihadan sonra İhlas suresi okunur. Namazı tamamladıktan sonra ise Ayetel Kürsi okunur.
Evinden çıkarken şöyle dua eder: [Allah’ın adı ile Allah’a tevekkül ettim. Allahım! Delalete düşmekten veya düşürülmekten, ayağımın kaymasından veya kaydırılmasından, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik (saygısızlık) etmekten veya saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım. (Bismillahi tevekkeltü alallahi lâ havle velâ kuvvete illa billah. Allahumme inni eûzubike en adılle ev udılle ev ezille ev uzille ev azlime ev uzlime ve echele ev yuchele alayye)]
Arabaya bindiği zaman üç defa [Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber] diyerek tekbir getirdikten sonra da şu duayı okur: [Bu binekleri bizlere tahsis eden Allah her şeyden münezzehtir. Eğer Allah bunları bizim hizmetimize vermeseydi, bizler buna güç yetiremezdik. Şüphesiz en sonunda da dönüş Rabbimize’dir. Allahım! Bu yolculuğumuzu bize kolaylaştır ve uzağını yakın eyle. Allahım! Seferde yoldaşım, malımın ve ailemin halifesi Sen’sin. Allahım! Yolculuğun meşakkatinden, kötü görünümden, malıma ve aileme kötü bir dönüşle dönmekten Sana sığınırım. (Subhanellezi sehhare lenâ hâzâ vema kunnâ lehu mukarriniyne ve inna ila rabbinâ lemungalibun. Allahumme hevvin aleyna seferuna hâzâ ve atvi’ anna bu’dehu. Allahumme ente sahib fissefer ve haliyfe filmâl ve el-ehl. Allahumme innî euzubike min viasâe es-sefer ve kâabbetu’l-manzar ve suul mungaleb filmâl ve el-ehl)]
Daha sonra Ayete’l-Kürsi, İhlas, Felak ve Nas sureleri okunur.
HAC İLE İLGİLİ ÇOK ÖNEMLİ TERİMLER VE AÇIKLAMALARI
1)Sa’y
Sa`y sözlükte "koşmak, çaba göstermek"gibi anlamlara gelir. Hac ve umre ile ilgili bir terim olarak ise sa`y, kabenin doğu tarafında bulunan safa ve merve adlı iki tepe arasında, safa`dan başlanıp merve de tamamlanmak üzere yedi defa gidip gelmeyi ifade eder.
Sa’y kendi başına –müstakil- bir nüsük değildir. Mutlaka bir tavafa bağlı olarak yapılır. Sa’y hanefi mezhebinde vaciptir fakat diğer üç mezhepçe de haccın rükünlerindendir.
Not: safa ile Merve arası yaklaşık 350 m dir.
Sa’yin Geçerli olmasının Şartları:
- Sa’yi ihrama girdikten yani hac veya umre veyahut her ikisi için niyet ve telbiye yaptıktan sonra yapmak İhrama girmeden önce hac veya umre menasikinden hiçbiri yapılmaz.
- Sa’yin sahih olması için ihrama girdikten sonra yapılması şarttır Ama ihramlı olarak yapılması şartı yoktur yani Şeytan taşlandıktan sonra ihramdan çıkılıp ihramsız olarak sa’y yapılabilir. Yalnız umrede ihramlı olarak sa’y yapmak vaciptir.
- Not:Hac ayları girmeden Hiçbir hac amali yapılamaz. Ancak ihrama girilebilir.
- Sa’yi muteber bir tavaftan sonra yapmak gerekir.Sa’y tek başına bir nüsük değildir.Ancak muteber bir tavaftan sonra yapılmalıdır. Muteber tavaf, hadesi ekberle yani cünüp, aybaşı, veya lohusa olarak yapılmamış olan tavaftır.
- Şavtların çoğunu Yani en az dördünü yapmak. Hanefi mezhebinde şavtların dördü rükün üçü vaciptir. Diğer üç mezhepte bütün şavtlar rükündür.
- Sa’ya safadan başlamak Merveden başlanırsa sahih olmaz.
Sa’yin Vacipleri:
- Sa’yi yürüyerek yapmak
- Yedi şavta tamamlamak (ilk dört Şavt rükündür.)
Sa’yin sünnetleri:
• Hadesten taharet sa’yin sünnetlerinden dir. Tavaflarını temiz olarak yaptıktan sonra adet görmeye başlayan kadınların sa’y yapmaları kerahetsiz olarak caizdir
• Necasetten taheret.
• Tavaf namazından sonra hemen ara vermeden sa’ya başlamak
• Sa’ya başlamadan Hacerül esvedi istilam etmek
• Erkeklere Yeşil sütunlar arası hervele yapmak sünnettir.
• Şavtları peş peşe yapmak
• Sa’y esnasında zikir ve dua ile meşgul olmak
• Niyet etmek.
• Gerek hac gerek umrenin birer sa’yi vardır.
Sa’yin nafilesi yoktur. Bu sebeple her tavaftan sonra sa’y yapılmaz Umre sa’yinin umre tavafından sonra fakat ihramdan çıkılmadan yapılması vaciptir.Hac sa’yinin ziyaret tavafından sonra yapılması efdal ise de kudum tavafından veya arafata çıkmadan herhangi bir nafile bir tavaftan sonra yapılması da caizdir.
2) Müzdelife vakfesi
• Haccedenlerin Arefe gününü bayram gününe bağlayan geceyi burada geçirmeleri sünnet, burada vakfe yapmak ise vaciptir.
• Müzdelife vakfesinin zamanı Hanefilere göre bayramın birinci günü fecri sadıktan güneşin doğmasına kadar olan süredir. Malikilere göre arefe günü güneşin batışından bayram sabahı fecri sadıka kadar olan süredir. Şafii ve Hanbelilere göre ise gecenin yarısından fecri sadıka kadar olan süredir.(gece yarısı güneşin batışı ile fecri sadık arasındaki sürenin ortasıdır.)
• Bütün mezheplerde güneş doğmadan müzdelifeden ayrılmak sünnettir.
• Müzdelife de Yatsı ile akşam namazı cemi tehir ile kılınır. Farzlar arasında sünnet kılınmaz. Sadece yatsının son sünneti ve vitir kılınır. İki vaktin namazı bir tek ezan ve ikametle kılınır. Yatsı namazı için ayrıca ikamet gerekmez.
• Cem’i takdim ve cem’i tehir ile kılınan namazlarda iki farz arasında başka namaz kılmak mekruhtur.
• Muhassir vadisi dışında Müzdelifenin her yeri mevkıfdir.
3)Şeytan Taşlama
- Hanefi mezhebinde şeytan taşlanan günlerde Mina da gecelemek sünnettir. Diğer üç mezhepte ise mazereti olmayanların bu gecelerden her birinin yarıdan çoğunda Mina da bulunmaları vaciptir. Aksi halde ceza gerekir.
- Taşların her birini ayrı ayrı atmak gerekir. Topluca atılan taşlar bir taş hükmüne geçer.
- Taşlar cemre kümesinin üzerine havuzun içine düşmelidir.
- Hanefilere göre atılan şeyin üzerinde teyemmüm caiz olan şeylerden olması gerekir. Diğer üç mezhebe göre taş olması gerekir.
- Gücü yetenlerin kendileri taşlaması gerekir. Namazı ayakta kılamayacak durumda olanlar vekil tayin ederler.
Şeytan Taşlama Zamanı
Bayramın Birinci Günü
Bu gün yalnız Akabe cemresine7 taş atılır. Hanefilere göre bu gün taş atma zamanı fecri sadıktan ikinci günün facri sadıkına kadar devam eder. Belirlenen bu süre içerisinde, güneşin doğması ile zeval arasında taşlamak sünnet, sabah güneş doğmadan ve akşam güneşin batmasından sonra taşlamak mekruh kabul edilmiştir.
Bu vakitlerde taş atmanın mekruh sayılması, ortalığın karanlık olmasıyla ilgilidir.
Malikilerde taşlama vakti Fecri sadık ile başlar ğuruba kadar devam eder.
Şafii ve Hanbelilerde bu vakit gecenin yarısından başlar ertesi gün fecri sadıka kadar sürer. Di ğer mezheplerde olduğu gibi güneş battıktan sonra taşlamak mekruh, öğle ile akşam arası kerhetsiz caiz sayılmıştır.
Bayramın İkinci ve Üçüncü Günleri
Bu iki günde taş atma zamanı zeval vaktinden başlayıp ertesi gün fecri sadıka kadar olan süredir. Belirtilen bu sürenin herhangi bir bölümünde taş atılabilir. Bu iki günde zevalden önce taş atılması caiz değildir. Bu iki günde her üç cemreye de taş atılır.
Bayramın Dördüncü Günü
Dördüncü gün de taş atma süresi 2 ve 3. Günde olduğu gibidir.
Bayramın 4. Günü taş atmayacak olanların Hanefilere göre 4. Günü fecri sadıktan önce diğer üç mezhebe göre üçüncü gün güneş batmadan önce Mina terk edilmiş olması gerekir. Minanın Mekke tarafındaki sınırı Akabe cemresidir.
Hanefilere göre üçüncü gün güneş battıktan sonra ayrılmak mekruh ise de ceza gerekmez.
• Taşların Müzdelifeden veya belirli bir yerden toplanması gerekmez, taşlar her yerden alınabilir. Yalnız cemre mahallinde başkaları tarafından atılmış taşları alıp atmak mekruhtur.
• İster eda olsun ister kaza olsun bayramın 4. Günü güneşin batmasıyla taş atma süresi sona erer.
• Artan taşlar ihtiyacı olanlara verilir,veya uygun bir yere bırakılır; toprağa gömülmesi gerekmez. Cemrelere fazla taş atmak mekruhtur.
Bismillahi Allahüekber rağmen lişşeytan ve hizbihi denilerek taşlar atılır.
Şeytan Taşlamanın Sünnetleri
1.Taşların yakından atmak
2.Yedi taşı peş peşe atmak
3.Cemreleri küçükten büyüğe doğru sırayla atmak
4.Atılan taşların nohuttan büyük, fındıktan küçük olması.
5.Küçük ve orta cemrelerde taş attıktan sonra dua etmek. Akabe cemresine taş attıktan sonra dua edilmez. Oradan hemen ayrılınır.
6.Her bir taşı atarken “Bismillahi Allahu ekber” demek.
Şeytan Taşlamanın Mekruhları
1.Büyük bir taşı kırıp atmak
2.Cemreye atılmış taşlardan alıp atmak
3.Pislik bulaşmış taşları atmak
4.Bir cemreye yediden çok taş atmak
5.Taşlamada cemreler arasında sıraya uymamak.
Taşlamada Eda ve Kaza
Taş atma süresi içerisinde her günün taşının kendi vakti içinde atılması vacip olduğu gibi, vaktinde atılmayan taşların taş atma süresi içinde kaza edilmesi de vaciptir. Taş atma süresi, bayramın dördüncü günü güneşin batması ile son bulur. Bundan sonra eda ve kaza olarak taşlama yapılmaz.
Ebu hanife ve imamı malike göre vaktinde atılmayan taşlar taşlama süresi içinde de kaza edilse de cezası düşmez. İmamı Muhammede ve İmamı Ebu Yusufa göre ise taş atma süresi içinde kaza edildiği takdirde cezası düşer.
Şafii ve Hanbelilere göre ise vaktinde atılamayan taşlar bayramın dördüncü günü güneş batmadan önce atıldığı takdirde, kaza değil eda sayılır. Gecikmeden dolayı da ceza gerekmez.
4) Saçları Kısaltmak veya Tıraş Etmek
- Hacda saçları tıraş etme ve kısaltmanın zamanı, bayramın ilk günü fecri sadıktan ömrün sonuna kadar devam eden süredir. Ancak Ebu hanife ve imamı malike göre bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar ki süre içinde yapılması vaciptir. Daha sonraya geciktirilmesi durumunda ceza (dem) gerekir. EbuYusuf ve İmam Muhammed ile Şafii ve Hambelilere göre ise bu vecibenin bayramın ilk üç gününde yapılması vacip değil sünnettir. Geciktirilmesi mekruh ise de ceza gerektirmez. Ancak tıraş olmadıkça ihramdan çıkılmış olmaz.
- Hac için ihrama girenler bayramın ilk günü fecr-i sadıktan önce, umre için ihrama girenler ise umre tavafının en az dört şavtını tamamlamadan tıraş olmakla ihramdan çıkmış olmazlar, ihram yasağı işlemiş olurlar.
- Ebu Hanife ve İmamı Muhammed’e göre saç kesmenin yeri harem bölgesidir. Harem bölgesi dışında yapılması sahih ise de vacip terk edildiği için ceza gerekir. Ebu Yusuf ve İmamı Züfere göre, bu vecibenin Harem bölgesinde yapılması vacip değil sünnettir.
- Şafiilerde saç kısaltmanın mikdarı üç tel yeterlidir Hanefilere göre Saçın ¼ ü kesilmesi veya kısaltılması lazımdır. Maliki ve Hambelilere göre saçın tamamının tıraş edilmesi veya kısaltılması vaciptir. Mezheplerin hepsinde tıraş edilecek miktar ile Abdestte mesh edilecek miktar aynıdır. (Tdv ilmihali)
Tıraş ile Diğer Menasik Arasında Tertip
Ebu hanifeye göre tertip vaciptir. Aksi halde ceza (dem) gerekir. Ancak İfrad haccında şükür kurbanı vacip olmadığından nafile olarak kesenlerin kurban konusunda tertibe uymaları vacip değil sünnettir.
Ebu yusuf ve İmamı Muhammed ile Diğer üç mezhebe göre ise sıralamaya (tertibe) riayet sünnettir. Uyulmaması mekruh ise de ceza gerektirmez. Ziyaret tavafında ise bütün müçtehitlere göre tertib vacip değil sünnettir.
Tıraş olabilecek duruma gelenler saçlarını kendileri tıraş edebilecekleri gibi henüz kendileri tıraş olmadan başka ihramlılarıda tıraş edebilirler. Fakat tıraş olmadıkça başka ihram yasaklarını yapamazlar. (Tdv ilmihali)
İlk Tehallül
Hanefi mezhebine göre bayramın ilk günü fecri sadıktan sonra traş olmakla ilk tehallül gerçekleşir. Ve cinsel ilişki dışındaki bütün yasaklar kalkar. Fakat akabe cemresine taş atmakla kurban kesmekle hatta ziyaret tavafını yapmakla –traş olmadıkça- ne ilk nede ikinci tehallül gerçekleşir. Maliki ve Hanbelilere göre ilk günkü taşları atmakla gerçekleşir. Şafiiler göre Taş, tıraş veya ziyaret tavafından ikisini yapmakla gerçekleşir. (Tdv ilmihali)
İkinci Tehallül
İlk tehallül den sonra ziyaret tavafının da yapılmasıyla olur. Şayet henüz tıraş olmadan ziyaret tavafı yapılmışsa tıraş olmakla ilk ve ikinci tehallül birlikte gerçekleşir.
Hanefiler dışındaki mezheplerde ikinci tehallül için ziyaret tavafının yanında sa’yında yapılmış olması gerekir. Çünkü onlarda Sa’y haccın rüknüdür.
İkinci tehallül cinsel ilişki dahil bütün ihram yasaklarının kalkması demektir. (Tdv ilmihali)
5)VEDA TAVAFI (Sader Tavafı)
Hacının Mekkeden ayrılmadan önce yapacağı en son tavaftır.Buna sader tavafıda denir. Sader ayrılma demektir.
- Henüz veda tavafını yapmadan aybaşı veya loğusa olan ve temizlenmeden Mekkeden ayrılan kadınlardan veda tavafı düşer.
- Sadece umre yapanlar ile Mekke de Harem bölgesinde veya mikat sınırları içinde ikamet eden hacıların veda tavafı yoktur.
- Arafat vakfesinden sonra yapılan ilk tavaf hangi niyetle yapılırsa yapılsın o ziyaret tavafı olur. Ziyaret tavafından sonra yapılan her tavaf da veda tavafı sayılır. Hanefi Mezhebinde veda tavafını Mekkeden ayrılırken yapmak daha faziletli ise de önceden yapmak da caizdir. Bu takdirde Mekkeden ayrılırken tekrar yapmak gerekmez. Veda tavafını yaptıktan sonra Haremi Şerife gidip namaz kılmakta veya tavaf yapmakta bir sakınca yoktur. Bu durumda en son yapılan tavaf veda tavafı olur.
- Şafii ve Hanbelilere göre veda tavafı Mekke’den ayrılırken yapılır.Aksi halde iadesi gerekir.
- Malikilere göre ise veda tavafı vacip değil sünnettir.
Meşru bir mazeret olmadıkça terkedilen veya zamanında yapılmayan her vacip için ceza gerekir. (Tdv ilmihali)
|
| |
|
|
|
|
Haccın Önemi ve Diğer İbedetlerden Farkı Haccın Diğer İbadetlerden Farkı
Haccın diğer ibadetlerden farklı yönleri vardır. Haccın dışındaki ibadetler, namaz ve oruç gibi ya yalnız bedenî yahut zekât gibi yalnız malîdir. Hac ise hem malî ve hem de bedenî bir ibadettir.
Diğer ibadetler her yerde yapılabilirken hac, ancak belli yerde Mekke-i Mükerreme`de yapılabilmektedir. Bunun için dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan ve hali vakti yerinde olan müslümanlar bu ibadeti yapmak için Mekke-i Mükerreme`ye gelmek zorundadırlar.
Ayrıca, haccın diğer ibadetlere göre bazı zorlukları vardır. Çünkü bu ibadet, pek çok insanın alışkın olmadığı, iklim şartlarını yaşamadığı bir yerde yapılmaktadır.
Haccın Önemi
Islâm sartlarinin besincisi hac`dir. Hac,belli zamanda, belirli yerleri özel bir sekilde ziyaret etmektir. Hicretin dokuzuncu yilinda farz olmustur. Hac hem mal, hem de beden ile yapilan bir ibadettir. Belirli sartlari tasiyan müslümanlarin
ömründe bir defa hacca gitmesi farzdir. Allah`in her emrinde oldugu gibi haccin farz kilinmasinda da bir çok hikmetler ve faydalar vardir. Çesitli ülkelerden mukaddes topraklara gelen, dilleri ve renkleri ayri olan müslümanlarin tek gaye etrafinda bir araya gelmesi ve hep birlikte Allah`a yönelmesi Islâm kardesligini güçlendirir. Müslümanlarin birbiri ile tanismalarini, birbirlerinin dert ve sikintilarina çare bulmalarini saglar. Zengin-fakir her seviyede müslümanin ihrama girerek ayni kiyafet içinde bulunmasi insanlara esitlik fikrini asilar, mahser gününü hatirlatir. Sevgili peygamberimizin dogup büyüdügü, Islâm dini`nin cihana yayilmaya basladigi kutsal yerleri görmek ruhlara manevi bir heyecan verir,dini duygulari kuvvetlendirir. Kutsal yerlerde insan kendisini Allah`a daha yakinhisseder, yaptigi ibadetlere kat kat fazla sevab verilir. Allah rizasi için hac vazifesini yapan ve insanlara kötülük etmekten sakinanlarin (kul haklari hariç) birçok günahi bagislanir. Bu konuda peygamber Efendimiz söylebuyurmustur: Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranislardan sakinirsa, annesinin onu dogurdugu günkü gibi günahlarindan
arinmis olarak döner. (Riyazü`s-Salihin, c.2, s. 521)
Hac Kimlere ve Ne Zaman Farzdir
Asagidaki sartlari tasiyanlara hacca gitmek farz olur:
1) Akilli olmak,
2) Erginlik çagina gelmis olmak,
3) Müslüman olmak,
4) Hür olmak,
5) Haccin farz oldugunu bilmek. (Bu sart müslüman olmayan ülkelerde müslümanligi kabul edenler içindir. Islâm ülkelerinde yasayan müslümanlar için haccin farz oldugunu bilmemek özür degildir.)
6) Zorunlu ihtiyaçlardan baska hacca gidip dönünceye kadar kendisinin ve bakmakla yükümlü oldugu aile fertlerinin geçinebilecegi maddi güce sahip olmak.
7) Durumuna uygun bir vasita ile hac yolculugunu yapabilmesi için vasita ve yol masraflarini karsilayacak parasi olmak.
8) Hac vazifesini yapabilecek zamana yetismis olmak.
Saydigimiz bu sartlardan baska hac vazifesini bizzat yapmak için su sartlarin da bulunmasi gerekir. Bunlara haccin edasinin sartlari denir.
Haccin Edasinin Sartlari
1) Vücutça saglikli olmak, (Kör, kötürüm ve hac yolculuguna dayanamayacak derecede hasta ve yasli olmamak.)
2) Hacca gitmesine bir engel bulunmamak, (Hapiste olmak gibi)
3) Yol güvenligi olmak,
4) Kadinin yaninda kocasi veya evlenmesi caiz olmayan bir mahremi bulunmak.
5) Kocasi ölmüs veya bosanmis olan kadinlarin iddet süreleri bitmis olmak.
Bu saydigimiz sartlara sahip olan bir kimsenin önündeki ilk hac mevsiminde hacca gitmesi farz olur.
Haccin Vacibleri
1) Müzdelife`de vakfe.
2) Safa ile Merve tepeleri arasinda sa`y etmek
3) Cemreleri taslamak (Seytan taslamak)
4) Saçlari tras etmek veya kisaltmak
5) Sader (veda) tavafini edâ etmek
Haccin Sünnetleri
Kudûm tavafi yapmak, erkeklerin kudûm ve ziyâret tavafinda remel yapmalari (Reml: Adimlari kisaltip, omuzlari silkerek çalimli bir sekilde yürümektir. Tavafin ilk üç savt`inda yapilir), Safa ile Merve arasinda sa`y ederken, orada bulunan iki direk arasinda erkeklerin süratlice geçmeleri, Bayram gecelerinde Mina`da yatmak, arefe günü, günes dogduktan sonra Mina`dan Arafat`a gitmek, Müzdelife`den Mina`ya bayram günü sabahi, henüz günes dogmadan hareket etmek, Müzdelife`de gecelemek ve cemreler arasinda (Seytan taslama esnasinda) tertibe riayet etmektir.
|
| |
|
|
|
|
Hac Nasıl Yapılır ? Hacca gitmek isteyen kimse, bu kutsal görev için helal kazanç temin eder. Yola çikmadan önce varsa borçlarini öder, hak sahipleri ile helallasir. Günahlarinin bagislanmasi için tevbe edip Allah`tan af diler. Kazaya kalmis ibadetleri varsa müinkün oldugu kadar kaza eder. Yola çikacagi zaman evinde iki rek`at namaz kilar. Aile fertleri, dostlari ve yakinlari ile helallasip veda ederek yola çikar. Yolculukta ve hac ibadeti esnasinda baskalarini incitecek kötü söz ve davranislardan sakinır .
Ihrama girme yeri olan ``Mikat`` sinirina gelmeden önce tirnaklar kesilir, gerekli vücut temizligi yapilir ve mümkünse gusledilir, degilse abdest alinir. Erkekler giydikleri bütün elbiselerini çikararak ``izar`` ve ``Rida`` denilen iki parça örtüye sarilirlar.Ihram1i olduklari sürece ayak ve baslarinı açik bulundururlar. Kadinlar ihrama girerken elbiselerini çıkarmazlar.
Bundan sonra ``Mikat`` sinirinda ``ihramm sünneti`` niyetiyle iki rek`at namaz kilinir ve hacca niyet edilerek telbiye getirilir. Böylece ihrama girilmis olur. Ihram devam ettigi sürece ihramliya yasak olan seylerden sakinmak gerekir .
Mekke`ye varilinca gusûl yapilir veya abdest alinir. Sonra haremi serife gidilerek Kabenin etrafinda kudüm tavafi yapilir ve ardindan iki rek`at tavaf namazi kilindiktan sonra Safa ile Merve arasinda usulüne uygun olarak sa`y yapilir. Haci adayi bundan sonra ihramli olarak Mekke`de kalir. Burada kaldigi süre içinde mümkünse namazlari Harem-i Serifte kilmak, firsat buldukça nafile tavaf etmek çok sevablidir.
Terviye günü, yani Arefe`den bir gün önce Arafata çikilir. Arefe günü günes batincaya kadar Arafat`ta kalinir. Ibadet ve dua ile vakitler degerlendirilir... Burada ögle ile ikindi namazlari cemaatle ögle vaktinde birlikte kilinir. Buna ``Cem`i Takdim`` denilir. Ögleden sonra vakfe yapilir. Günes battiktan sonra aksam namazi kilinmadan `Müzdelife` ye hareket edilir. Müzdelifede aksam ve yatsi namazlari cemaatle yatsi vaktinde birlikte kilinir. Buna ``Cem-i Tehir`` denilir. Geceyi Müzdelifede geçiren haci adaylari seytan taslamak için kullanilacak taslari burada toplar.
Bayram sabahi, sabah namazi erken kilinarak, ``Müzdelife Vakfesi`` yapilir. Hava aydinlindiktan sonra Mina`ya hareket edilir.
Bayramın Birinci Günü Minada Sırasıyla:
a) Akabe Cemresine yedi tas atilir.
b) Saçlar tiras edilerek ihramdan çikilir.(Ifrad hacci yapanlara kurban kesmek vacib olmadigindan, bunlar Akabe Cemresine tas attiktan sonra tras olup ihramdan çikarlar. Temettü veya Kiran hacci yapanlar Akabe Cemresi`ne tas atip kurban kestikten sonra tras olur ve ihramdan çikarlar .)
c) Vakit ve imkan bulunursa ayni gün Mekke`ye gidilerek farz olan ziyaret tavafi yapilir.
Bayramin Ikinci Günü Sirasiyla: küçük, orta ve akabe cemrelerine yediser tas atilir. Bayramin birinci günü ziyaret tavafini yapamayanlar ikinci günde yaparlar .
Bayramın üçüncü Günü: Yine Küçük,orta va akabe cernrelerine yediser tas daha atilir. Ayni gün Mina`dan Mekke`ye dönülünce veda tavafi yapilarak hac vazifesi tamamlanmis olur.
Uygulamasini anlattigimiz Ifrad haccidir. Temettü ve Kiran haclarinin yapilisinda bazi farkliliklar vardir.
Temettü Hacci: Temettü haccı yapacak olan kimse Mikat sinirinda umre için ihrama girer. Mekke`ye gelince usulüne uygun olarak umreyi yaptiktan sonra tras olur ve ihramdan çikar. Terviye gününe kadar. (Yani Arefe gününden bir gün önce) Mekke`de ihramsiz olarak bekler. Terviye günü Mekke`de hac için yeniden ihrama girer ve yukarida anlatildigi gibi hac vazifelerini yapar .
Ancak ifrad haccindan farkli olarak:
1) Bayramin birinci günü Cemre Akabesine tas attiktan sonra kurban keser, ondan sonra tras olur ve ihramdan çikar.
2) Ziyaret tavafindan sonra haccin sa`yini yapar.
Kiran Hacci: Kiran hacci yapacak olan mikat sinirinda hem hac, hem de umreye ikisine birden niyet ederek her ikisi için de bir ihrama girer. Mekke`ye varınca önce umre yapar, umreyi tamamladiktan sonra haccin kudüm tavafini, pesinden de haccin sa`yini yapar. Fakat ihramdan çikmaz. Ihramli olarak bekleyip terviye günü gelince Arafat`a çikarak tarif edildigi gibi hac vazifelerini yerine getirir. Kiran haccinda da ifrad haccindan farkli olarak: Bayramin birinci günü Cemre Akabesine tas attiktan sonra kurban keser, ondan sonra tras olur ve ihramdan çikar.
|
| |
|
|
|
|
Haccın Mahiyeti ve Hükmü Hac belirli bir zamanda, usulüne uygun olarak, ihrama girdikten sonra, Arafat`ta vakfe yapmak, Kabe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir. İslâm’ın beş esasından biri olan hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır.
HACCIN FARZI ÜÇDÜR
Bu üçünden biri yapılmazsa hac sahîh olmaz.
- İhrâm
- Arefe günü vakfe
- Tavaf
1. İhrâm, niyet ile birlikte zikrden [telbiye] ibâret olup, bazı şeyleri kendine yasak etmektir. Namâzda iftitâh tekbîri gibidir. Alâmeti, peştemal gibi, iki beyâz bez olup, biri belden aşağı sarılır, öteki, omuzlara sarılır. İple bağlanmaz, düğümlenmez. Bunun için kuşanılan bu iki beze de ihrâm denildi. Tavâfa başlarken, ihrâmın ortasını sağ koltuk altından geçirip, iki ucunu sol omuz üstüne getirmek sünnettir.
Hac için, umre için, ticâret için veya herhangi birşey için uzaktan gelenlerin, mîkât denilen yerleri, ihrâmsız geçerek, Mekke-i mükerreme Haremine girmeleri harâmdır. Geçenin, geri mîkâta gelip ihrâma girmesi lâzımdır. İhrâma girmezse, kurban kesmek lâzım olur. (Mîkât) denilen yerler ile, Harem-i Mekke arasına (Hil) denir. Mîkâtdan geçerken, bir iş için Hilde kalmayı niyet edenlerin ve Hilde oturanların, hacdan başka niyet ile, ihrâmsız Hareme girmeleri câizdir. Meselâ Cidde şehri Hildedir. (Harem), Mekke-i mükerremeden biraz dahâ geniş olup, hududunu İbrâhîm aleyhisselâmın diktiği taşlar göstermektedir. Bu taşlar, çok kere yenilenmiştir. Mescid-i harâma (Harem-i Kâ`be) veya (Harem-i şerîf) denir. Hac için, Hilde oturanlar Hilde, Harem-i Mekkede oturanlar Haremde ihrâma girer. Mîkât yerlerini geçerken, niyet ederek ve telbiye yaparak, yani, emrolunan şeyi okuyarak, usûlü ile, ihrâma girilir. Mîkât yerinden önce, hattâ kendi memleketinde de giymek câiz, hattâ dahâ iyidir. Hac aylarından önce giymek de câiz ise de, mekrûhdur. Mekke ve Medîne şehirlerine (Haremeyn-i şerîfeyn) denir.
İhrâm giyen kimseye, bazı şeyler yasak olur. Meselâ, karadaki av hayvanlarını öldürmesi, dikilmiş elbise giymesi, bir yerini traş etmesi, cimâ` etmesi, kavga ve münâkaşa etmesi, koku sürünmesi, tırnak kesmesi, erkeğin mest, ayakkabı giymesi ve başını örtmesi, hatmi ile başını yıkaması, eldiven, çorap giymesi, hamâma girmesi, kendiliğinden çıkan ot ve ağaçların koparılması, kendi üzerinde bulunan bitin öldürülmesi ve öldürmek için gösterilmesi câiz değildir. Bunları bilerek veya bilmeyerek, unutarak yapanlara, kurban, sadaka cezâları lâzım olur. Müt`a, yani temettü` kurbanı ve kırân kurbanı etinden sâhibi yiyebilir. Cezâ olarak kesilenlerin etlerinden yiyemez. Müfrid hacda bir kurban îcâb ettiren suçu, kârin hâcı işlerse, biri umre için, iki kesmesi lâzımdır.
İhrâmda iken pire, her türlü sinek, başkasının üzerinde bulunan biti, fâre, yılan, akreb, kurt, çaylak gibi zararlı ve insana saldıran hayvanları öldürmek, başını sabun ile yıkamak, na`lîn ve onun gibi üstü açık ayakkabı giymek, diş çıkartmak, bit ölmemek ve saç dökülmemek üzere hafîf kaşınmak, renkli ihrâm giymek, gusl abdesti almak, başını dokundurmamak şartı ile, tavan, çadır, şemsiye altında gölgelenmek, başı âdet olmayan şey ile [tas, tepsi] örtmek, paket gibi şeyler koymak, beline kuşak, kemer, para kesesi, kılınç, silâh bağlamak, yüzük takmak, insanların dikip yetiştirdiği sebze ve ağaçları koparmak, düşman ile dövüşmek câizdir.
Kadınların başını örtmesi lâzım olup, deriye değmemek üzere yüzlerini örtmeleri ve dikilmiş elbise, mest, çorab giymeleri, örtü altına zînet eşyâsı takmaları câizdir.
2. Arefe günü Arafâtın, (Vâdi-yi Urene) denilen yerinden başka herhangi bir yerinde (Vakfe)ye durmak. Herkes, ehl olan imâma karşı ayakta durup, ayakta duramazsa, oturup imâmın duâsını dinler. Sonra, oturabilir, yatabilir.
Hacca geç giden bir kimse, doğru Arafâta gider. Bunun, artık (Tavâf-ı kudûm) yapması lâzım olmaz. Bir hâcı Arefe günü, öğle ezânından bayramın birinci günü, sabâh namâzı vaktine kadar olan zaman içinde, biraz Arafâtta dursa veya ihrâmlı olarak Arafâttan geçse veya ihrâmlandıkdan sonra hasta olup uykuda iken, baygın iken sedye içinde veya başka birşeyle taşınarak nüsükler yaptırılırsa veyâhud ihrâma girmeden önce, hasta olan, bayılan yerine başkası ihrâma girip, bu uyanmadan, ayılmadan önce, o bunun yerine de nüsükleri ayrıca yaparsa veya Arefe günü olduğunu bilmeyerek, Arafâtta dursa, haccı sahîh ve tavâf-ı kudûm sâkıt olur. O yerin Arafât olduğunu bilmek ve niyet etmek lâzım değildir. O gün veya gece, Arafâtta bulunmayan veya Arafâttan geçmeyen veya uçakta uçarak geçen, hâcı olmaz. Vehhâbîlerin haccı bir gün önce yaptıkları senelerde hac sahîh olmamaktadır. Hilâl, güneşin gurûb ettiği yere yakın ve şemsden sonra gurûb eder. Şişkinliği garb tarafındadır. Terbî` yani yedinci gecede kamer şemsden altı sâat sonra gurûb eder. Bedr-i tamda, yani 14. cü gecede tam dâire olup, şems gurûb ederken tulû` ve sabâh vakti gurûb eder. 28 Temmuz 1987 Salı günkü Türkiye gazetesinde diyor ki, (Kayseride Pazar günü Zilhicce ayının hilâli görülemedi. Pazartesi günü 19 u 50 geçe güneş gurûb etti. 20 yi 20 geçe Hilâl görülüp, bu da 20 yi 55 geçe gurûb etti). Buna göre Zilhiccenin birinci günü salı olup, dokuzuncu çarşamba günü Arefe olmaktadır. Vehhâbî hükûmeti, hâcıları pazartesi günü Arafâta götürdüler. Çarşamba günü tekrâr gitmek isteyenlere mâni` oldular.
3 . Kâ`be-i mu`azzamayı (Tavâf-ı ziyâret) etmektir. Tavâf, Mescid-i harâm içinde, Kâ`be-i mu`azzama etrâfında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vâcib olmak üzere yedi kere dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makâm-ı İbrâhîmin dışından dolaşarak da tavâf etmek câizdir. Kadınların tavâf ederken, Kâ`beye yaklaşmamaları efdal olduğu (Eşbâh)da yazılıdır. Kadına dokunmak ihtimâli çok ise, şâfi`îlerin hanefî veya mâlikîyi taklîd etmesi lâzım olur. Tavâfı mescid dışından yapmak câiz değildir. Tavâfa niyet etmek de, ayrıca farzdır. Tavâf-ı ziyâreti, Arafâttan sonra yapmak da farzdır. Tavâf ederken ve sa`y ederken, ezân okunursa, bunlar bırakılıp, namâzdan sonra tamamlanır. Tahtâvînin (Merâkıl-felâh) hâşiyesi, bayram namâzında diyor ki, (Kâ`beden başka bir câmi` etrâfında ibâdet için dönenin kâfir olmasından korkulur).
Her gelene kuçak açan, kuş olupta gökte uçan ,burcu burcu koku saçan ,güller seyda seyda diyor.
HACCIN SÜNNETLERİ
1- Temettüe niyet etmemiş âfâkî olanların, hemen Mescid-i harâma girerek (Tavâf-ı kudûm) yapmalarıdır. Kâ`beyi görünce tekbîr, tehlîl ve duâ edilir. Erkekler, Hacer-i esvede el ve yüz sürer. Süremezse, uzaktan istilâm eder. Yani ellerini kaldırıp, `Bismillâhi, Allahü ekber` deyip yüzüne sürer. Tavâf-ı kudûmdan ve iki rek`at namâzdan sonra, Safâ ile Merve arasında sa`y yapılır. Bundan sonra, ihrâmı çıkarmadan, Mekke şehrinde oturup, Terviye gününe kadar, istenildiği mikdâr, nâfile tavâf yapılır. Müfrid olan ve kârin olan hâcılar, taş atıp traş oluncaya kadar ihrâmı çıkarmayacağı için, ihrâmın men` ettiği şeylerden, hergün, sakınmaları lâzım olur. Bu şeylerden sakınamayacak kimselerin, mütemetti` hâcı olması uygundur. Mescid-i harâm içinde namâz kılanların önünden geçmek günâh değildir.
2- Tavâfa (Hacerül-esved)den başlamak ve burada bitirmektir.
3- İmâmın üç yerde hutbe okumasıdır. Birisi, Zil-hicce ayının yedinci günü Mekkede; ikincisi, dokuzuncu günü, öğle namâzı olunca, öğle ve ikindi namâzlarından önce, Arafâtta; üçüncüsü, onbirinci günü, Minâda okunur. Arafâtta, hutbe bitince öğle ve hemen sonra ikindi namâzı, cemâ`at ile kılınır. İmâma yetişemeyen, ikindi namâzını, ikindi vaktinde kılar. Namâzdan sonra, imâm ve cemâ`at, mescid-i Nemreden, Mevkıfe gelip, imâm hayvanda, hâcılar ise yerde, kıbleye karşı, ayakta veya oturarak vakfeye dururlar. Cemâ`atin de hayvanda olması efdaldir. (Cebel-i rahme) kayaları üstüne çıkmak ve vakfe için niyet etmek lâzım değildir.
4- Arafâta gitmek için, Mekkeden, (Terviye günü), yani Zil-hiccenin sekizinci günü, sabâh namâzından sonra çıkmaktır. Mekkeden Minâya gidilir.
5- Arefe gününden önceki ve bayramın birinci, ikinci ve üçüncü günlerinin geceleri, Minâda yatmaktır. Üçüncü gece ve günü Minâda kalmak mecbûrî değildir. Seksenbeşinci maddenin birinci paragrafına bakınız!
6- Arafâta gitmek için, Minâdan, güneş doğdukdan sonra yola çıkmaktır.
7- Arefe gecesi Müzdelifede yatmaktır. Arafâttan Müzdelifeye gelip, burada, yatsı vakti olunca, akşam ve yatsının farzları birbiri ardınca, cemâ`at ile kılınır. Akşam namâzını Arafâtta veya yolda kılanların Müzdelifede tekrâr cemâ`at ile veya yalnız olarak, yatsı ile birlikte kılması lâzımdır.
8- Müzdelifede, vakfeye, fecr ağardıkdan sonra durmaktır. Gece Müzdelifede yatıp, fecr açılırken, sabâh namâzını hemen kılıp, sonra, (Meş`arilharâm) denilen yerde, ortalık aydınlanıncaya kadar, vakfeye durulur. Güneş doğmadan önce, Minâya hareket edilir. Yolda (Muhasser) denilen vâdîde durmamalıdır. Burası (Eshâb-ı fîl) durak yeridir. Minâya gelince (Mescid-i Hîf)e en uzak olan ve (Cemre-i Akabe) denilen yerde, sağ elin baş ve şehâdet parmakları ile, iki buçuk metreden veya dahâ uzakdan, Cemre yerini gösteren duvarın dibine nohud kadar yedi taş atılır. Duvarın üstüne veya insana, hayvana çarptıkdan sonra dibine düşerse câiz olur. Ertesi fecre kadar câiz ise de, o gün öğleden önce atmak sünnettir. Sonra, hiç durmadan buradan gidilip, isterse kurban keser. Çünki, seferî olana kurban kesmek vâcib değildir. Seferî olan hâcıların, müfrid oldukları zaman kurban kesmeleri vâcib değildir. Kurbandan sonra traş olur ve ihrâmdan çıkar. Bayramın birinci günü Minâda olanlar ve bütün hâcılar, bayram namâzı kılmaz. Sonra, o gün veya ertesi gün veya dahâ ertesi gün Mekkeye gidip, Mescid içinde ve niyet ederek (Tavâf-ı ziyâret) yapar. Buna (Tavâf-ül ifâda) da denir. Tavâf-ı ziyâreti ve traşı bayramın üçüncü günü güneş battıkdan sonraya bırakmak mekrûhdur ve kurban kesmek lâzım olur. Yalnız baygın olanın yerine başkası tavâf yapabilir. Tavâf-ı ziyâretde, önceden bu tavâf için sa`y yaptıysa, artık bir dahâ (Remel) ve (Sa`y) yapmaz. Yapmadıysa, sa`y yapması vâcibdir. Bu tavâfda (Iztıba), yani ihrâmın üst kısmını sağ koltuk altından geçirip, sol omuz üzerine koymak yoktur. Tavâf namâzından sonra Minâya gelir. Öğle namâzını Mekkede veya Minâda kılar. Bayramın ikinci günü, öğle namâzından sonra Minâda hutbe okunur. Hutbeden sonra, üç ayrı yerde, yedişer taş atılır. (Mescid-i Hîf)e yakın olandan başlanır. Üçüncü günü de böyle yedişer taş atılır ki, hepsi kırkdokuz taş olur. Bunları öğleden önce atmak câiz değildir veya mekrûhdur. Üçüncü günü güneş batmadan önce, Minâdan ayrılır. Dördüncü gün de Minâda kalıp, fecrden güneşin gurûbuna kadar dilediği zaman yirmibir taş dahâ atmak müstehabdır. Dördüncü günü fecre kadar Minâda kalıp da taş atmadan ayrılırsa, koyun kesmek lâzım olur. Birinci ve ikinci yerlerinde taş attıktan sonra, kollar omuz hizâsına kaldırılarak ve el ayaları semâya veya kıbleye çevrilerek duâ edilir. Atılacak yetmiş taş, Müzdelifede veya yolda toplanır. Hayvan üstünde taş atmak câizdir. (Tavâf-ı sadr)dan sonra, zemzem suyu içilir. Kâ`benin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak (Mültezem) denilen yere sürülür. Sonra, Kâ`be perdesine yapışıp, bildiklerini okur ve duâ eder. Ağlayarak Mescid kapısından dışarı çıkar.
Minâ, Mekkenin; Müzdelife, Minânın; Arafât da, Müzdelifenin şark cihetindedir. Son yapılan asfalt caddelere göre, Minâ ile Mekke arası dörtbuçuk, Minâ ile Müzdelife arası 3,3 ve Müzdelife ile Arafât arası 5,4 kilometre, Safâ ile Merve arası üçyüzotuz metre, Safâ tepesindeki kemer ile Kâ`be arası yetmiş metre oldu
9- Arafâtta, vakfeden önce gusl etmektir.
10- Minâdan Mekkeye son dönüşte, önce Ebtah denilen vâdiye gelip, burada bir mikdâr durmaktır. Buradan Mekkeye gelip dilediği kadar kalır.
11- Hacca giderken, muhtâc olmayan ana, babadan, alacaklılardan, kefîlinden izin almak sünnettir. Ana baba muhtâc ise, izinsiz gitmek harâmdır. Nafaka bırakmadı ise, zevcesinden izinsiz gitmesi de harâm olur. Mekke şehrine (Mu`allâ) kapısından, Mescide (Bâbüsselâm)dan ve gündüz girmek müstehabdır.
Haccın sünnetini yapmayana cezâ lâzım gelmez. Mekrûh olur. Sevâbı, azalır. Arefe günü Cum`aya rastlarsa, yetmiş hac sevâbı hâsıl olur. Halk arasında buna hacc-ı ekber deniliyor. Bu söz doğru değildir. |
| |
|
|
|
|
Hac Mikat Yerleri Afaktan, Harem-i Şerif’e gelen müminin ihrama girmeden geçemeyeceği sınırları belirleyen mevkilerdir.
AFAK : Suudi Arabistan`ın dışındaki yerlerdir. Bunların hepsine birden “ mevakit” denir. Bu mekanlar beş adettir:
- ZÜLHULEYFE : Medine-i Münevvere yakınlarındadır. Mekke-i Mükerreme’ye en uzak mesafede olan mikat budur. ( 450 km.)
- CUHFE : Harem-i Şerif’e göre kuzey bölgesinde, Kızıldeniz sahilinde,” Rabiğ” yakınlarındadır. Rabiğ’de ihrama giren bir kimse Cuhfe’den biraz önce ihrama girmiş olur. Mekke’den uzaklığı 283 km.dir. Günümüzde, Türkiye, Avrupa ülkeleri gibi kuzey ve batı ülkelerinden Cidde’ye gelip Harem-i Şerife yönelecek uçak ve gemi ile sefer eden hacı adayları, Cuhfe hizasını geçmeden ihrama girmiş olmalıdır. Cidde şehri Mikat sınırları içindedir.
- KARN : Taif yakınlarında olan mikattır ki, mikatlar arasında Mekke Mükerreme’ye en yakın olanıdır. Aradaki mesafe yaklaşık 75 km.dir.
- YELEMLEM : Güneyde, Yemen cihetinde olan mikattır. Mekke’den uzaklığı 92 km.dir.
- ZAT’Ü IRK : Kuzeydoğu, Irak istikametine doğru düşen mikattır. Mekke’den uzaklığı 94 km.civarındadır. Bu mevkiler, Rasulullah (s.a.v) Efendimiz tarafından tesbit edilmiş noktalardır. Bunlardan ilk dördü muttefekun aleyh hadislerle sabittir. Zat’ül Irk ile alakalı hadis-i şerif de, Sahih-i Müslim ve Sünen-i Ebi Davud’da mevcuttur.
|
| |
|
|
|
|
Haccın Eda Ediliş Zamanı Hac yapacak kişinin, hac ayları içerisinde ihrama girerek hacca başlaması gerekir. Haccın rükünlerinden olan Arafat vakfesi, Zilhiccenin 9. günü zevalden itibaren başlayıp 10. günü tan yerinin ağarmasına kadar devam eden süre içerisinde yapılır. Aynı gece güneş doğuncaya kadar Müzdelife vakfesi de yapılmalıdır.
Haccın vaciplerinden olan Şeytan taşlamanın (remy-i cimârın) zamanı, Zilhiccenin 10, 11, 12 ve 13. günleridir.
Haccın diğer rüknü olan ziyaret tavafının vakti ise, Arafat vakfesinden sonra başlayıp ömrün sonuna kadar devam eder. Sünnete uygun olan ziyaret tavafının bayramın ilk üç gününde yapılmasıdır. Ancak, daha sonraki günlerde de yapılabilir. |
| |
|
|
|
|
|
|

|
|
|
|
 .jpg)
|
|
 
|
 |
HABERLER |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
|