Anasayfa 

 Hac Fotoğrafları 

 Hac Videoları 

 Hac Haberleri 

 Hac Firmaları 

 Forum 

 İletişim 

   

ANAMENÜ

ANKET


Hacca veya Umreye Gittiniz mi?
Sadece hacca gittim
Sadece umreye gittim
Evet her ikisine de gittim
İkisinede gidemedim nasipse gitmek istiyorum.
Haccın Mahiyeti ve Hükmü

Haccın Mahiyeti ve Hükmü

Hac belirli bir zamanda, usulüne uygun olarak, ihrama girdikten sonra, Arafat`ta vakfe yapmak, Kabe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir. İslâm’ın beş esasından biri olan hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır.  

HACCIN FARZI ÜÇDÜR

Bu üçünden biri yapılmazsa hac sahîh olmaz.

  1. İhrâm
  2. Arefe günü vakfe
  3. Tavaf

 

1. İhrâm, niyet ile birlikte zikrden [telbiye] ibâret olup, bazı şeyleri kendine yasak etmektir. Namâzda iftitâh tekbîri gibidir. Alâmeti, peştemal gibi, iki beyâz bez olup, biri belden aşağı sarılır, öteki, omuzlara sarılır. İple bağlanmaz, düğümlenmez. Bunun için kuşanılan bu iki beze de ihrâm denildi. Tavâfa başlarken, ihrâmın ortasını sağ koltuk altından geçirip, iki ucunu sol omuz üstüne getirmek sünnettir.

 

Hac için, umre için, ticâret için veya herhangi birşey için uzaktan gelenlerin, mîkât denilen yerleri, ihrâmsız geçerek, Mekke-i mükerreme Haremine girmeleri harâmdır. Geçenin, geri mîkâta gelip ihrâma girmesi lâzımdır. İhrâma girmezse, kurban kesmek lâzım olur. (Mîkât) denilen yerler ile, Harem-i Mekke arasına (Hil) denir. Mîkâtdan geçerken, bir iş için Hilde kalmayı niyet edenlerin ve Hilde oturanların, hacdan başka niyet ile, ihrâmsız Hareme girmeleri câizdir. Meselâ Cidde şehri Hildedir. (Harem), Mekke-i mükerremeden biraz dahâ geniş olup, hududunu İbrâhîm aleyhisselâmın diktiği taşlar göstermektedir. Bu taşlar, çok kere yenilenmiştir. Mescid-i harâma (Harem-i Kâ`be) veya (Harem-i şerîf) denir. Hac için, Hilde oturanlar Hilde, Harem-i Mekkede oturanlar Haremde ihrâma girer. Mîkât yerlerini geçerken, niyet ederek ve telbiye yaparak, yani, emrolunan şeyi okuyarak, usûlü ile, ihrâma girilir. Mîkât yerinden önce, hattâ kendi memleketinde de giymek câiz, hattâ dahâ iyidir. Hac aylarından önce giymek de câiz ise de, mekrûhdur. Mekke ve Medîne şehirlerine (Haremeyn-i şerîfeyn) denir.

İhrâm giyen kimseye, bazı şeyler yasak olur. Meselâ, karadaki av hayvanlarını öldürmesi, dikilmiş elbise giymesi, bir yerini traş etmesi, cimâ` etmesi, kavga ve münâkaşa etmesi, koku sürünmesi, tırnak kesmesi, erkeğin mest, ayakkabı giymesi ve başını örtmesi, hatmi ile başını yıkaması, eldiven, çorap giymesi, hamâma girmesi, kendiliğinden çıkan ot ve ağaçların koparılması, kendi üzerinde bulunan bitin öldürülmesi ve öldürmek için gösterilmesi câiz değildir. Bunları bilerek veya bilmeyerek, unutarak yapanlara, kurban, sadaka cezâları lâzım olur. Müt`a, yani temettü` kurbanı ve kırân kurbanı etinden sâhibi yiyebilir. Cezâ olarak kesilenlerin etlerinden yiyemez. Müfrid hacda bir kurban îcâb ettiren suçu, kârin hâcı işlerse, biri umre için, iki kesmesi lâzımdır.

İhrâmda iken pire, her türlü sinek, başkasının üzerinde bulunan biti, fâre, yılan, akreb, kurt, çaylak gibi zararlı ve insana saldıran hayvanları öldürmek, başını sabun ile yıkamak, na`lîn ve onun gibi üstü açık ayakkabı giymek, diş çıkartmak, bit ölmemek ve saç dökülmemek üzere hafîf kaşınmak, renkli ihrâm giymek, gusl abdesti almak, başını dokundurmamak şartı ile, tavan, çadır, şemsiye altında gölgelenmek, başı âdet olmayan şey ile [tas, tepsi] örtmek, paket gibi şeyler koymak, beline kuşak, kemer, para kesesi, kılınç, silâh bağlamak, yüzük takmak, insanların dikip yetiştirdiği sebze ve ağaçları koparmak, düşman ile dövüşmek câizdir.

Kadınların başını örtmesi lâzım olup, deriye değmemek üzere yüzlerini örtmeleri ve dikilmiş elbise, mest, çorab giymeleri, örtü altına zînet eşyâsı takmaları câizdir.

2. Arefe günü Arafâtın, (Vâdi-yi Urene) denilen yerinden başka herhangi bir yerinde (Vakfe)ye durmak. Herkes, ehl olan imâma karşı ayakta durup, ayakta duramazsa, oturup imâmın duâsını dinler. Sonra, oturabilir, yatabilir.

Hacca geç giden bir kimse, doğru Arafâta gider. Bunun, artık (Tavâf-ı kudûm) yapması lâzım olmaz. Bir hâcı Arefe günü, öğle ezânından bayramın birinci günü, sabâh namâzı vaktine kadar olan zaman içinde, biraz Arafâtta dursa veya ihrâmlı olarak Arafâttan geçse veya ihrâmlandıkdan sonra hasta olup uykuda iken, baygın iken sedye içinde veya başka birşeyle taşınarak nüsükler yaptırılırsa veyâhud ihrâma girmeden önce, hasta olan, bayılan yerine başkası ihrâma girip, bu uyanmadan, ayılmadan önce, o bunun yerine de nüsükleri ayrıca yaparsa veya Arefe günü olduğunu bilmeyerek, Arafâtta dursa, haccı sahîh ve tavâf-ı kudûm sâkıt olur. O yerin Arafât olduğunu bilmek ve niyet etmek lâzım değildir. O gün veya gece, Arafâtta bulunmayan veya Arafâttan geçmeyen veya uçakta uçarak geçen, hâcı olmaz. Vehhâbîlerin haccı bir gün önce yaptıkları senelerde hac sahîh olmamaktadır. Hilâl, güneşin gurûb ettiği yere yakın ve şemsden sonra gurûb eder. Şişkinliği garb tarafındadır. Terbî` yani yedinci gecede kamer şemsden altı sâat sonra gurûb eder. Bedr-i tamda, yani 14. cü gecede tam dâire olup, şems gurûb ederken tulû` ve sabâh vakti gurûb eder. 28 Temmuz 1987 Salı günkü Türkiye gazetesinde diyor ki, (Kayseride Pazar günü Zilhicce ayının hilâli görülemedi. Pazartesi günü 19 u 50 geçe güneş gurûb etti. 20 yi 20 geçe Hilâl görülüp, bu da 20 yi 55 geçe gurûb etti). Buna göre Zilhiccenin birinci günü salı olup, dokuzuncu çarşamba günü Arefe olmaktadır. Vehhâbî hükûmeti, hâcıları pazartesi günü Arafâta götürdüler. Çarşamba günü tekrâr gitmek isteyenlere mâni` oldular.

3 . Kâ`be-i mu`azzamayı (Tavâf-ı ziyâret) etmektir. Tavâf, Mescid-i harâm içinde, Kâ`be-i mu`azzama etrâfında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vâcib olmak üzere yedi kere dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makâm-ı İbrâhîmin dışından dolaşarak da tavâf etmek câizdir. Kadınların tavâf ederken, Kâ`beye yaklaşmamaları efdal olduğu (Eşbâh)da yazılıdır. Kadına dokunmak ihtimâli çok ise, şâfi`îlerin hanefî veya mâlikîyi taklîd etmesi lâzım olur. Tavâfı mescid dışından yapmak câiz değildir. Tavâfa niyet etmek de, ayrıca farzdır. Tavâf-ı ziyâreti, Arafâttan sonra yapmak da farzdır. Tavâf ederken ve sa`y ederken, ezân okunursa, bunlar bırakılıp, namâzdan sonra tamamlanır. Tahtâvînin (Merâkıl-felâh) hâşiyesi, bayram namâzında diyor ki, (Kâ`beden başka bir câmi` etrâfında ibâdet için dönenin kâfir olmasından korkulur).

Her gelene kuçak açan, kuş olupta gökte uçan ,burcu burcu koku saçan ,güller seyda seyda diyor.

 

 

HACCIN SÜNNETLERİ

1- Temettüe niyet etmemiş âfâkî olanların, hemen Mescid-i harâma girerek (Tavâf-ı kudûm) yapmalarıdır. Kâ`beyi görünce tekbîr, tehlîl ve duâ edilir. Erkekler, Hacer-i esvede el ve yüz sürer. Süremezse, uzaktan istilâm eder. Yani ellerini kaldırıp, `Bismillâhi, Allahü ekber` deyip yüzüne sürer. Tavâf-ı kudûmdan ve iki rek`at namâzdan sonra, Safâ ile Merve arasında sa`y yapılır. Bundan sonra, ihrâmı çıkarmadan, Mekke şehrinde oturup, Terviye gününe kadar, istenildiği mikdâr, nâfile tavâf yapılır. Müfrid olan ve kârin olan hâcılar, taş atıp traş oluncaya kadar ihrâmı çıkarmayacağı için, ihrâmın men` ettiği şeylerden, hergün, sakınmaları lâzım olur. Bu şeylerden sakınamayacak kimselerin, mütemetti` hâcı olması uygundur. Mescid-i harâm içinde namâz kılanların önünden geçmek günâh değildir.

2- Tavâfa (Hacerül-esved)den başlamak ve burada bitirmektir.

3- İmâmın üç yerde hutbe okumasıdır. Birisi, Zil-hicce ayının yedinci günü Mekkede; ikincisi, dokuzuncu günü, öğle namâzı olunca, öğle ve ikindi namâzlarından önce, Arafâtta; üçüncüsü, onbirinci günü, Minâda okunur. Arafâtta, hutbe bitince öğle ve hemen sonra ikindi namâzı, cemâ`at ile kılınır. İmâma yetişemeyen, ikindi namâzını, ikindi vaktinde kılar. Namâzdan sonra, imâm ve cemâ`at, mescid-i Nemreden, Mevkıfe gelip, imâm hayvanda, hâcılar ise yerde, kıbleye karşı, ayakta veya oturarak vakfeye dururlar. Cemâ`atin de hayvanda olması efdaldir. (Cebel-i rahme) kayaları üstüne çıkmak ve vakfe için niyet etmek lâzım değildir.

4- Arafâta gitmek için, Mekkeden, (Terviye günü), yani Zil-hiccenin sekizinci günü, sabâh namâzından sonra çıkmaktır. Mekkeden Minâya gidilir.

5- Arefe gününden önceki ve bayramın birinci, ikinci ve üçüncü günlerinin geceleri, Minâda yatmaktır. Üçüncü gece ve günü Minâda kalmak mecbûrî değildir. Seksenbeşinci maddenin birinci paragrafına bakınız!

6- Arafâta gitmek için, Minâdan, güneş doğdukdan sonra yola çıkmaktır.

7- Arefe gecesi Müzdelifede yatmaktır. Arafâttan Müzdelifeye gelip, burada, yatsı vakti olunca, akşam ve yatsının farzları birbiri ardınca, cemâ`at ile kılınır. Akşam namâzını Arafâtta veya yolda kılanların Müzdelifede tekrâr cemâ`at ile veya yalnız olarak, yatsı ile birlikte kılması lâzımdır.

8- Müzdelifede, vakfeye, fecr ağardıkdan sonra durmaktır. Gece Müzdelifede yatıp, fecr açılırken, sabâh namâzını hemen kılıp, sonra, (Meş`arilharâm) denilen yerde, ortalık aydınlanıncaya kadar, vakfeye durulur. Güneş doğmadan önce, Minâya hareket edilir. Yolda (Muhasser) denilen vâdîde durmamalıdır. Burası (Eshâb-ı fîl) durak yeridir. Minâya gelince (Mescid-i Hîf)e en uzak olan ve (Cemre-i Akabe) denilen yerde, sağ elin baş ve şehâdet parmakları ile, iki buçuk metreden veya dahâ uzakdan, Cemre yerini gösteren duvarın dibine nohud kadar yedi taş atılır. Duvarın üstüne veya insana, hayvana çarptıkdan sonra dibine düşerse câiz olur. Ertesi fecre kadar câiz ise de, o gün öğleden önce atmak sünnettir. Sonra, hiç durmadan buradan gidilip, isterse kurban keser. Çünki, seferî olana kurban kesmek vâcib değildir. Seferî olan hâcıların, müfrid oldukları zaman kurban kesmeleri vâcib değildir. Kurbandan sonra traş olur ve ihrâmdan çıkar. Bayramın birinci günü Minâda olanlar ve bütün hâcılar, bayram namâzı kılmaz. Sonra, o gün veya ertesi gün veya dahâ ertesi gün Mekkeye gidip, Mescid içinde ve niyet ederek (Tavâf-ı ziyâret) yapar. Buna (Tavâf-ül ifâda) da denir. Tavâf-ı ziyâreti ve traşı bayramın üçüncü günü güneş battıkdan sonraya bırakmak mekrûhdur ve kurban kesmek lâzım olur. Yalnız baygın olanın yerine başkası tavâf yapabilir. Tavâf-ı ziyâretde, önceden bu tavâf için sa`y yaptıysa, artık bir dahâ (Remel) ve (Sa`y) yapmaz. Yapmadıysa, sa`y yapması vâcibdir. Bu tavâfda (Iztıba), yani ihrâmın üst kısmını sağ koltuk altından geçirip, sol omuz üzerine koymak yoktur. Tavâf namâzından sonra Minâya gelir. Öğle namâzını Mekkede veya Minâda kılar. Bayramın ikinci günü, öğle namâzından sonra Minâda hutbe okunur. Hutbeden sonra, üç ayrı yerde, yedişer taş atılır. (Mescid-i Hîf)e yakın olandan başlanır. Üçüncü günü de böyle yedişer taş atılır ki, hepsi kırkdokuz taş olur. Bunları öğleden önce atmak câiz değildir veya mekrûhdur. Üçüncü günü güneş batmadan önce, Minâdan ayrılır. Dördüncü gün de Minâda kalıp, fecrden güneşin gurûbuna kadar dilediği zaman yirmibir taş dahâ atmak müstehabdır. Dördüncü günü fecre kadar Minâda kalıp da taş atmadan ayrılırsa, koyun kesmek lâzım olur. Birinci ve ikinci yerlerinde taş attıktan sonra, kollar omuz hizâsına kaldırılarak ve el ayaları semâya veya kıbleye çevrilerek duâ edilir. Atılacak yetmiş taş, Müzdelifede veya yolda toplanır. Hayvan üstünde taş atmak câizdir. (Tavâf-ı sadr)dan sonra, zemzem suyu içilir. Kâ`benin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak (Mültezem) denilen yere sürülür. Sonra, Kâ`be perdesine yapışıp, bildiklerini okur ve duâ eder. Ağlayarak Mescid kapısından dışarı çıkar.

Minâ, Mekkenin; Müzdelife, Minânın; Arafât da, Müzdelifenin şark cihetindedir. Son yapılan asfalt caddelere göre, Minâ ile Mekke arası dörtbuçuk, Minâ ile Müzdelife arası 3,3 ve Müzdelife ile Arafât arası 5,4 kilometre, Safâ ile Merve arası üçyüzotuz metre, Safâ tepesindeki kemer ile Kâ`be arası yetmiş metre oldu

9- Arafâtta, vakfeden önce gusl etmektir.

10- Minâdan Mekkeye son dönüşte, önce Ebtah denilen vâdiye gelip, burada bir mikdâr durmaktır. Buradan Mekkeye gelip dilediği kadar kalır.

11- Hacca giderken, muhtâc olmayan ana, babadan, alacaklılardan, kefîlinden izin almak sünnettir. Ana baba muhtâc ise, izinsiz gitmek harâmdır. Nafaka bırakmadı ise, zevcesinden izinsiz gitmesi de harâm olur. Mekke şehrine (Mu`allâ) kapısından, Mescide (Bâbüsselâm)dan ve gündüz girmek müstehabdır.

Haccın sünnetini yapmayana cezâ lâzım gelmez. Mekrûh olur. Sevâbı, azalır. Arefe günü Cum`aya rastlarsa, yetmiş hac sevâbı hâsıl olur. Halk arasında buna hacc-ı ekber deniliyor. Bu söz doğru değildir.

 

 

HABERLER

Hac için 750 bin kişi sırada bekliyor

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fikret Karaman, hacca gitmek için 750 bin kişinin sırada beklediğini belirterek, bir kez Hacca gitme şansı bulanların, bir kez daha gitmek için ısrar etmemesini tavsiye etti.

Hac-Umrenin Suudi Ekonomisine Katkısı 30 Milyar $

Suudi Arabistan`da hac ve umre ibadetine bağlı olarak gerçekleştirilen aktivitelerin parasal değerinin 30 milyar doları aştığı bildirildi.(20.12.2009)

Hacıların Yaş Ortalaması Gençleşiyor

Hac ve Umre Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doktor Osman bin Bekir Gazzaz, hac için gelenlerin yaş ortalamasının giderek gençleştiğini söyledi.(19.12.2009)

Vizesi Dolan 21 Türk Hacı Gözaltında

Türkiye`nin Riyad Büyükelçiliği`nden Alınan Bilgiye Göre 21 Türk Hacı Vize Sürelerinin Dolmasına Rağmen Ülkeden Çıkmayınca 21 Gün Önce Gözaltına Alındı.(16.12.2009)

Türk Hacı Adayları İçin Kara Yolu Açılıyor

Suriye, Ürdün ve S.Arabistan güzergahını kullanarak kutsal topraklara gidecek hacı kafilelerinin, yol güvenliği açısından sıkıntının ortadan kalkması üzerine, konunun Bakanlar Kurulu gündemine getirilme kararı alındı.(07.10.2009)

Diyanetten Hacı Adaylarına Müjde

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Dairesi Başkanı Seyfettin Ersoy, kutsal topraklara gidecek hacı adaylarına 65 yaş sınırı uygulamasının söz konusu olmadığını belirtti.(20.07.2009)

Hacı Adaylarına Yaş Sınırlaması Geliyor

Diyanet İşleri Başkanlığı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı’nın aldığı kararla Hacı adaylarına yaş sınırlaması getiriliyor.(18.07.2009)

Diyanet Hacıları Bilgiledirecek

Kutsal topraklara gidecek hacı adayları, hac yolunda karşılaşabilecekleri dini konular ile sağlık sorunları hakkında, hac tecrübesi olan din görevlileri ve hekimler tarafından bilgilendirilecek.(02.07.2009)

Hacca Gideceklere S.Arabistan Uyarısı

Suudi Arabistan, sağlık durumu uygun olmayanlar ile hamile, yaşlı ve çocukların hac ziyaretlerini ertelemelerini istedi. Ayrıca H1N1 virüsü için de hacılar uyarıldı.(01.07.2009)

Boş Kalan Bin 500 Kontenjan, Hacı Adaylarına Umut Oldu

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fikret Karaman, 1 -12 Haziran tarihlerindeki hac kesin kayıtlarında, sırası geldiği halde bin 500 kişinin kayıt yaptırmadığını belirterek, "Kayıt yaptırmayan bu vatandaşlarımızın yerine 22 Haziran tarihi itibariyle başlayan yeni kayıt dönemi devam ediyor." dedi. Karaman, ek kontenjan alabilmek için çalışmaların ise devam ettiğini belirtti.(24.06.2009)

Milyonlarca Hacı Adayını Üzecek Haber

Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik, dünyayı saran domuz gribi salgını nedeniyle Hac organizasyonunun bu yıl ertelenebileceğini söyledi. İşte ayrıntılar: (12.06.2009)

Hac Kuralarında Sistem Değişti; Öncelik Yaşlılara Verilecek

Hacı adaylarının merakla beklediği kuralar yarın çekiliyor. Kutsal topraklara gitmek için müracaat eden 754 bin adaydan sadece 70 bini bu yıl Kâbe`yi görebilecek.(20.05.2009)

Hacda Görevlendirilecek Personel için Sınav Yapıldı

Bu yıl kutsal topraklara gidecek hacı adaylarına rehberlik yapacak din görevlileri ve irşat ekibinde görev alacak bayan vaizeler için sınav Adana`da düzenlendi.(10.05.2009)

Kabeye İmam Yetiştiren Medineli Sıddık Hoca Eyüpsultana Defnedildi

Medine bir Kur`an bülbülünü daha ebedi aleme uğurladı. Anne tarafından Türkiyeli olan Medine’deki Bilal-i Habeşi camii imamı, Hafız Muhammed Sıddık El Meymeni hakkın rahmetine kavuştu.(03.05.2009)

Hac Başvurularında İlk Defa Kadınlar Erkekleri Geride Bıraktı

Hac başvurularının sona ermesiyle adayları kura heyecanı sardı. Başvurularda bu yıl ilk defa kadınlar erkekleri geride bıraktı.(30.04.2009)

600 Kişilik Kontenjana 3600 Kişi Başvurdu

Diyanet İşleri Başkanlığı`nca çekilecek kura sonucu hacca gidecek olan 600 kişilik kotenjan için bakın hangi ilimizde 3600 kişi kayıt yaptırdı?...(28.04.2009)

Hac Başvuruları Ne Zaman Sona Eriyor?

Bu yıl Hac organizasyonuna katılmak isteyenler dikkat! Hac organizasyonuna katılmak isteyenler için başvurular, bugün sona eriyor.(24.04.2009)

Mekke ve Kabenin Çevresi Tamamen Değişiyor

Her yıl milyonlarca insanın akın ettiği ve Hac döneminde 5 milyona yakın insanın buluştuğu Mekke dünyanın en cazip şehri olması maksadıyla başlatılan imar çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor.(23.04.2009)

İkinci Tur Umre Yolcuları Uğurlandı

Diyanet İşleri`nin 2. tur umre yolcuları uğurlandı. Umre yolculuğuna Karamürsel`den 30 kişi katıldı. (20.04.2009)

Umre Aşkı, Ekonomik Kriz Dinlemiyor

Bütün dünyayı etkileyen mali kriz, dini vecibelerini yerine getirmek isteyenleri engellemedi. İnanç turizmi yapan tur şirketleri, krize rağmen umre seyahatlerinde geçen yıla nazaran artış yaşandığına dikkat çekti. Firmalar talebi karşılamak için ek tedbirler alıyor.(12.04.2009)

Hac Yolculuğu İçin Kayıtlar Bugün Başlıyor

Hacca gitmek isteyenler başvurular bugün başlıyor. Bu yıl hacca niyetlenenler ön kayıt yaptıracak, geçen yıl kuraya katılanlar kayıt yeniletecek. Başvurula ne zaman bitiyor? (08.04.2009)

Hac Kayıtları İki Gün Sonra Başlıyor

Diyanet İşleri Başkanlığı, müftülüklere gönderdiği genelgeyle bu yılın hac kayıtlarının başladığını duyurdu. (06.04.2009)

Diyanetten Hacı Adaylarına Katsayı Müjdesi

Hacca gitmek için geçtiğimiz yıllarda kayıt yaptırılanlar, bu yılki adaylara göre daha avantajlı olacak. (06.04.2009)

Sıra Bekleyen 600 Bin Hacı Adayı da Kuraya Girecek

Diyanet İşleri Başkanlığı`nın hac kayıtları 8 Nisan`da başlıyor. Geçen yıl kuraya girdiği halde sıra gelmeyen ve bu yıl öncelik tanınmasını isteyen hacı adayları da kura sonucu hacca gidebilecek. (04.04.2009)

Diyanet İşleri Başkanlığından Açıklama

2009 yılı Hac Organizasyonları ile ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamada; (03.04.2009)

Hac Başvuruları 8 Nisanda Başlıyor

Hac organizasyonuna katılmak isteyenler için başvurular, 8 Nisan Çarşamba günü başlayacak.(03.04.2009)

Kadınlar Hac ve Umre Yolunda Erkekleri Geçti

Türkiye`de ilk kez Hacca giden kadınların sayısı erkekleri geçti. 2008`de 53 bin Türk kadını Hacca giderken, erkeklerin sayısı 46 binde kaldı. 2009`da da umreye gidenlerin yüzde 58.6`sı kadın...(01.04.2009)

Hacca Karayolu Vizesi Gündeme Geliyor

Körfez savaşları ve ABD`nin Irak`ı işgali ile 1990`lı yıllardan bu yana kesintili olarak ve 2001`den sonra ise hiç gerçekleştirilmeyen karayolu ile hac, tekrar gündemde. Diyanet öneriye sıcak bakıyor... (04.02.2009)

Site İçi Arama

 

 Anasayfa 

 Hac Fotoğrafları 

 Hac Videoları 

 Hac Haberleri 

 Hac Firmaları 

 Forum 

 İletişim 

 Copyright www.hacvehac.com - 2009
Hac İle İlgili En Geniş Bilgi Portalı. Hac Fiyatları, Hac Turları ve Hac İle İlgili Diğer Bilgilerin Paylaşıldığı Platform
( Tüm Kullanım Hakkı www.hacvehac.com `a Aittir. İzinsiz hiç bir şekilde kopyalanamaz.)