Ana Menü

Sayac



İstatistikler Yükleniyor ..!

Haccın Mahiyeti ve Hükmü

Haccın Mahiyeti ve Hükmü

Hac belirli bir zamanda, usulüne uygun olarak, ihrama girdikten sonra, Arafat`ta vakfe yapmak, Kabe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir. İslâm’ın beş esasından biri olan hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır.  

HACCIN FARZI ÜÇDÜR

Bu üçünden biri yapılmazsa hac sahîh olmaz.

  1. İhrâm
  2. Arefe günü vakfe
  3. Tavaf

 

1. İhrâm, niyet ile birlikte zikrden [telbiye] ibâret olup, bazı şeyleri kendine yasak etmektir. Namâzda iftitâh tekbîri gibidir. Alâmeti, peştemal gibi, iki beyâz bez olup, biri belden aşağı sarılır, öteki, omuzlara sarılır. İple bağlanmaz, düğümlenmez. Bunun için kuşanılan bu iki beze de ihrâm denildi. Tavâfa başlarken, ihrâmın ortasını sağ koltuk altından geçirip, iki ucunu sol omuz üstüne getirmek sünnettir.

 

Hac için, umre için, ticâret için veya herhangi birşey için uzaktan gelenlerin, mîkât denilen yerleri, ihrâmsız geçerek, Mekke-i mükerreme Haremine girmeleri harâmdır. Geçenin, geri mîkâta gelip ihrâma girmesi lâzımdır. İhrâma girmezse, kurban kesmek lâzım olur. (Mîkât) denilen yerler ile, Harem-i Mekke arasına (Hil) denir. Mîkâtdan geçerken, bir iş için Hilde kalmayı niyet edenlerin ve Hilde oturanların, hacdan başka niyet ile, ihrâmsız Hareme girmeleri câizdir. Meselâ Cidde şehri Hildedir. (Harem), Mekke-i mükerremeden biraz dahâ geniş olup, hududunu İbrâhîm aleyhisselâmın diktiği taşlar göstermektedir. Bu taşlar, çok kere yenilenmiştir. Mescid-i harâma (Harem-i Kâ`be) veya (Harem-i şerîf) denir. Hac için, Hilde oturanlar Hilde, Harem-i Mekkede oturanlar Haremde ihrâma girer. Mîkât yerlerini geçerken, niyet ederek ve telbiye yaparak, yani, emrolunan şeyi okuyarak, usûlü ile, ihrâma girilir. Mîkât yerinden önce, hattâ kendi memleketinde de giymek câiz, hattâ dahâ iyidir. Hac aylarından önce giymek de câiz ise de, mekrûhdur. Mekke ve Medîne şehirlerine (Haremeyn-i şerîfeyn) denir.

İhrâm giyen kimseye, bazı şeyler yasak olur. Meselâ, karadaki av hayvanlarını öldürmesi, dikilmiş elbise giymesi, bir yerini traş etmesi, cimâ` etmesi, kavga ve münâkaşa etmesi, koku sürünmesi, tırnak kesmesi, erkeğin mest, ayakkabı giymesi ve başını örtmesi, hatmi ile başını yıkaması, eldiven, çorap giymesi, hamâma girmesi, kendiliğinden çıkan ot ve ağaçların koparılması, kendi üzerinde bulunan bitin öldürülmesi ve öldürmek için gösterilmesi câiz değildir. Bunları bilerek veya bilmeyerek, unutarak yapanlara, kurban, sadaka cezâları lâzım olur. Müt`a, yani temettü` kurbanı ve kırân kurbanı etinden sâhibi yiyebilir. Cezâ olarak kesilenlerin etlerinden yiyemez. Müfrid hacda bir kurban îcâb ettiren suçu, kârin hâcı işlerse, biri umre için, iki kesmesi lâzımdır.

İhrâmda iken pire, her türlü sinek, başkasının üzerinde bulunan biti, fâre, yılan, akreb, kurt, çaylak gibi zararlı ve insana saldıran hayvanları öldürmek, başını sabun ile yıkamak, na`lîn ve onun gibi üstü açık ayakkabı giymek, diş çıkartmak, bit ölmemek ve saç dökülmemek üzere hafîf kaşınmak, renkli ihrâm giymek, gusl abdesti almak, başını dokundurmamak şartı ile, tavan, çadır, şemsiye altında gölgelenmek, başı âdet olmayan şey ile [tas, tepsi] örtmek, paket gibi şeyler koymak, beline kuşak, kemer, para kesesi, kılınç, silâh bağlamak, yüzük takmak, insanların dikip yetiştirdiği sebze ve ağaçları koparmak, düşman ile dövüşmek câizdir.

Kadınların başını örtmesi lâzım olup, deriye değmemek üzere yüzlerini örtmeleri ve dikilmiş elbise, mest, çorab giymeleri, örtü altına zînet eşyâsı takmaları câizdir.

2. Arefe günü Arafâtın, (Vâdi-yi Urene) denilen yerinden başka herhangi bir yerinde (Vakfe)ye durmak. Herkes, ehl olan imâma karşı ayakta durup, ayakta duramazsa, oturup imâmın duâsını dinler. Sonra, oturabilir, yatabilir.

Hacca geç giden bir kimse, doğru Arafâta gider. Bunun, artık (Tavâf-ı kudûm) yapması lâzım olmaz. Bir hâcı Arefe günü, öğle ezânından bayramın birinci günü, sabâh namâzı vaktine kadar olan zaman içinde, biraz Arafâtta dursa veya ihrâmlı olarak Arafâttan geçse veya ihrâmlandıkdan sonra hasta olup uykuda iken, baygın iken sedye içinde veya başka birşeyle taşınarak nüsükler yaptırılırsa veyâhud ihrâma girmeden önce, hasta olan, bayılan yerine başkası ihrâma girip, bu uyanmadan, ayılmadan önce, o bunun yerine de nüsükleri ayrıca yaparsa veya Arefe günü olduğunu bilmeyerek, Arafâtta dursa, haccı sahîh ve tavâf-ı kudûm sâkıt olur. O yerin Arafât olduğunu bilmek ve niyet etmek lâzım değildir. O gün veya gece, Arafâtta bulunmayan veya Arafâttan geçmeyen veya uçakta uçarak geçen, hâcı olmaz. Vehhâbîlerin haccı bir gün önce yaptıkları senelerde hac sahîh olmamaktadır. Hilâl, güneşin gurûb ettiği yere yakın ve şemsden sonra gurûb eder. Şişkinliği garb tarafındadır. Terbî` yani yedinci gecede kamer şemsden altı sâat sonra gurûb eder. Bedr-i tamda, yani 14. cü gecede tam dâire olup, şems gurûb ederken tulû` ve sabâh vakti gurûb eder. 28 Temmuz 1987 Salı günkü Türkiye gazetesinde diyor ki, (Kayseride Pazar günü Zilhicce ayının hilâli görülemedi. Pazartesi günü 19 u 50 geçe güneş gurûb etti. 20 yi 20 geçe Hilâl görülüp, bu da 20 yi 55 geçe gurûb etti). Buna göre Zilhiccenin birinci günü salı olup, dokuzuncu çarşamba günü Arefe olmaktadır. Vehhâbî hükûmeti, hâcıları pazartesi günü Arafâta götürdüler. Çarşamba günü tekrâr gitmek isteyenlere mâni` oldular.

3 . Kâ`be-i mu`azzamayı (Tavâf-ı ziyâret) etmektir. Tavâf, Mescid-i harâm içinde, Kâ`be-i mu`azzama etrâfında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vâcib olmak üzere yedi kere dönülür. Zemzem kuyusunun ve Makâm-ı İbrâhîmin dışından dolaşarak da tavâf etmek câizdir. Kadınların tavâf ederken, Kâ`beye yaklaşmamaları efdal olduğu (Eşbâh)da yazılıdır. Kadına dokunmak ihtimâli çok ise, şâfi`îlerin hanefî veya mâlikîyi taklîd etmesi lâzım olur. Tavâfı mescid dışından yapmak câiz değildir. Tavâfa niyet etmek de, ayrıca farzdır. Tavâf-ı ziyâreti, Arafâttan sonra yapmak da farzdır. Tavâf ederken ve sa`y ederken, ezân okunursa, bunlar bırakılıp, namâzdan sonra tamamlanır. Tahtâvînin (Merâkıl-felâh) hâşiyesi, bayram namâzında diyor ki, (Kâ`beden başka bir câmi` etrâfında ibâdet için dönenin kâfir olmasından korkulur).

Her gelene kuçak açan, kuş olupta gökte uçan ,burcu burcu koku saçan ,güller seyda seyda diyor.

 

 

HACCIN SÜNNETLERİ

1- Temettüe niyet etmemiş âfâkî olanların, hemen Mescid-i harâma girerek (Tavâf-ı kudûm) yapmalarıdır. Kâ`beyi görünce tekbîr, tehlîl ve duâ edilir. Erkekler, Hacer-i esvede el ve yüz sürer. Süremezse, uzaktan istilâm eder. Yani ellerini kaldırıp, `Bismillâhi, Allahü ekber` deyip yüzüne sürer. Tavâf-ı kudûmdan ve iki rek`at namâzdan sonra, Safâ ile Merve arasında sa`y yapılır. Bundan sonra, ihrâmı çıkarmadan, Mekke şehrinde oturup, Terviye gününe kadar, istenildiği mikdâr, nâfile tavâf yapılır. Müfrid olan ve kârin olan hâcılar, taş atıp traş oluncaya kadar ihrâmı çıkarmayacağı için, ihrâmın men` ettiği şeylerden, hergün, sakınmaları lâzım olur. Bu şeylerden sakınamayacak kimselerin, mütemetti` hâcı olması uygundur. Mescid-i harâm içinde namâz kılanların önünden geçmek günâh değildir.

2- Tavâfa (Hacerül-esved)den başlamak ve burada bitirmektir.

3- İmâmın üç yerde hutbe okumasıdır. Birisi, Zil-hicce ayının yedinci günü Mekkede; ikincisi, dokuzuncu günü, öğle namâzı olunca, öğle ve ikindi namâzlarından önce, Arafâtta; üçüncüsü, onbirinci günü, Minâda okunur. Arafâtta, hutbe bitince öğle ve hemen sonra ikindi namâzı, cemâ`at ile kılınır. İmâma yetişemeyen, ikindi namâzını, ikindi vaktinde kılar. Namâzdan sonra, imâm ve cemâ`at, mescid-i Nemreden, Mevkıfe gelip, imâm hayvanda, hâcılar ise yerde, kıbleye karşı, ayakta veya oturarak vakfeye dururlar. Cemâ`atin de hayvanda olması efdaldir. (Cebel-i rahme) kayaları üstüne çıkmak ve vakfe için niyet etmek lâzım değildir.

4- Arafâta gitmek için, Mekkeden, (Terviye günü), yani Zil-hiccenin sekizinci günü, sabâh namâzından sonra çıkmaktır. Mekkeden Minâya gidilir.

5- Arefe gününden önceki ve bayramın birinci, ikinci ve üçüncü günlerinin geceleri, Minâda yatmaktır. Üçüncü gece ve günü Minâda kalmak mecbûrî değildir. Seksenbeşinci maddenin birinci paragrafına bakınız!

6- Arafâta gitmek için, Minâdan, güneş doğdukdan sonra yola çıkmaktır.

7- Arefe gecesi Müzdelifede yatmaktır. Arafâttan Müzdelifeye gelip, burada, yatsı vakti olunca, akşam ve yatsının farzları birbiri ardınca, cemâ`at ile kılınır. Akşam namâzını Arafâtta veya yolda kılanların Müzdelifede tekrâr cemâ`at ile veya yalnız olarak, yatsı ile birlikte kılması lâzımdır.

8- Müzdelifede, vakfeye, fecr ağardıkdan sonra durmaktır. Gece Müzdelifede yatıp, fecr açılırken, sabâh namâzını hemen kılıp, sonra, (Meş`arilharâm) denilen yerde, ortalık aydınlanıncaya kadar, vakfeye durulur. Güneş doğmadan önce, Minâya hareket edilir. Yolda (Muhasser) denilen vâdîde durmamalıdır. Burası (Eshâb-ı fîl) durak yeridir. Minâya gelince (Mescid-i Hîf)e en uzak olan ve (Cemre-i Akabe) denilen yerde, sağ elin baş ve şehâdet parmakları ile, iki buçuk metreden veya dahâ uzakdan, Cemre yerini gösteren duvarın dibine nohud kadar yedi taş atılır. Duvarın üstüne veya insana, hayvana çarptıkdan sonra dibine düşerse câiz olur. Ertesi fecre kadar câiz ise de, o gün öğleden önce atmak sünnettir. Sonra, hiç durmadan buradan gidilip, isterse kurban keser. Çünki, seferî olana kurban kesmek vâcib değildir. Seferî olan hâcıların, müfrid oldukları zaman kurban kesmeleri vâcib değildir. Kurbandan sonra traş olur ve ihrâmdan çıkar. Bayramın birinci günü Minâda olanlar ve bütün hâcılar, bayram namâzı kılmaz. Sonra, o gün veya ertesi gün veya dahâ ertesi gün Mekkeye gidip, Mescid içinde ve niyet ederek (Tavâf-ı ziyâret) yapar. Buna (Tavâf-ül ifâda) da denir. Tavâf-ı ziyâreti ve traşı bayramın üçüncü günü güneş battıkdan sonraya bırakmak mekrûhdur ve kurban kesmek lâzım olur. Yalnız baygın olanın yerine başkası tavâf yapabilir. Tavâf-ı ziyâretde, önceden bu tavâf için sa`y yaptıysa, artık bir dahâ (Remel) ve (Sa`y) yapmaz. Yapmadıysa, sa`y yapması vâcibdir. Bu tavâfda (Iztıba), yani ihrâmın üst kısmını sağ koltuk altından geçirip, sol omuz üzerine koymak yoktur. Tavâf namâzından sonra Minâya gelir. Öğle namâzını Mekkede veya Minâda kılar. Bayramın ikinci günü, öğle namâzından sonra Minâda hutbe okunur. Hutbeden sonra, üç ayrı yerde, yedişer taş atılır. (Mescid-i Hîf)e yakın olandan başlanır. Üçüncü günü de böyle yedişer taş atılır ki, hepsi kırkdokuz taş olur. Bunları öğleden önce atmak câiz değildir veya mekrûhdur. Üçüncü günü güneş batmadan önce, Minâdan ayrılır. Dördüncü gün de Minâda kalıp, fecrden güneşin gurûbuna kadar dilediği zaman yirmibir taş dahâ atmak müstehabdır. Dördüncü günü fecre kadar Minâda kalıp da taş atmadan ayrılırsa, koyun kesmek lâzım olur. Birinci ve ikinci yerlerinde taş attıktan sonra, kollar omuz hizâsına kaldırılarak ve el ayaları semâya veya kıbleye çevrilerek duâ edilir. Atılacak yetmiş taş, Müzdelifede veya yolda toplanır. Hayvan üstünde taş atmak câizdir. (Tavâf-ı sadr)dan sonra, zemzem suyu içilir. Kâ`benin kapı eşiği öpülür. Göğüs ve sağ yanak (Mültezem) denilen yere sürülür. Sonra, Kâ`be perdesine yapışıp, bildiklerini okur ve duâ eder. Ağlayarak Mescid kapısından dışarı çıkar.

Minâ, Mekkenin; Müzdelife, Minânın; Arafât da, Müzdelifenin şark cihetindedir. Son yapılan asfalt caddelere göre, Minâ ile Mekke arası dörtbuçuk, Minâ ile Müzdelife arası 3,3 ve Müzdelife ile Arafât arası 5,4 kilometre, Safâ ile Merve arası üçyüzotuz metre, Safâ tepesindeki kemer ile Kâ`be arası yetmiş metre oldu

9- Arafâtta, vakfeden önce gusl etmektir.

10- Minâdan Mekkeye son dönüşte, önce Ebtah denilen vâdiye gelip, burada bir mikdâr durmaktır. Buradan Mekkeye gelip dilediği kadar kalır.

11- Hacca giderken, muhtâc olmayan ana, babadan, alacaklılardan, kefîlinden izin almak sünnettir. Ana baba muhtâc ise, izinsiz gitmek harâmdır. Nafaka bırakmadı ise, zevcesinden izinsiz gitmesi de harâm olur. Mekke şehrine (Mu`allâ) kapısından, Mescide (Bâbüsselâm)dan ve gündüz girmek müstehabdır.

Haccın sünnetini yapmayana cezâ lâzım gelmez. Mekrûh olur. Sevâbı, azalır. Arefe günü Cum`aya rastlarsa, yetmiş hac sevâbı hâsıl olur. Halk arasında buna hacc-ı ekber deniliyor. Bu söz doğru değildir.

 


Üye Girişi
Anket
Hacca veya Umreye Gittiniz mi?




Ziyaretçi Defteri

Cihan Kara (Evden) - 2.11.2014 00:00:00

S.a mümin kardeşlerim.

ismet gül (BOLU) - 9.1.2014 00:00:00

BEN HACIYA GİTMEK İŞTIYORUM.MADDI YÖNDEN GİDEMIYORUM. VE ÇOKKKK ÜZÜLUYORUM. KAFAMI TAKTIM .GİTMEK İÇİN HACIYA GİTMEK İÇİN PARA LAZIM ODA BENDE YOK RÜYALARIMA GİRİYOR.YAŞIM 59 BAYANIM BANA YARDIMCI OLURMUSUNUZ ÖLMEDEN GÖRMEK İŞTIYORUM.BENI GETIREN OLURMU ORDA İŞDE TUTARIM YETERKI HACIYA GİDEYIM PERGAMBERLERIZIN YERLERINI SAVAŞ ETTIKLERIN SAKLANDIGI MAGARA KABRINI GÖRMEK İŞTIYORUM HACI OLMAK VE NAMAZ KILMAK İBADET ETMEK İŞTIYORUM .. RABBIM ZENGİNLERE NASIP EDIYOR BİZİM GİBİ FAKIRLER GİDEMIYOR.BİZLEREDE GİTMEMIZ İÇİN BİZLERE CARE BULUN LÜTFEN BENIMDE CANIM VAR PARAM OLMADIGI HALDE YINEDE UMUT EDIYORUM GÖRMEYI RABBIM NASIP ETSIN..bana bir umut bir yol gösterır.

poyraz aydın (blk) - 5.11.2013 00:00:00

SELAMUN ALEYKUM bazen duyguların en yogun oldugu zaman tv de hac programlarını ızlerken aglamak kendım ıcın degıl babamı gonderecek gucum olsaydı baskada birşey istemezdım.

ZEYNEP SEMİN (istanbul) - 9.10.2013 00:00:00

Her şey çok güzel mekke medine fotografları çok güzel araf dagı hiranur dagı serv dagı mükemel muhteşem bir şey resimleri görünce gözlerim doldu:) bu siteyi krandan ALLAH RAZI olsu :) KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN allah tüm müslümanlara yardım etsin AMİN

nedret bek (amasya) - 11.12.2012 00:00:00

hac kura ile değil artık sıra ile olacak deniliyor doğrumu

ahmet akkurt (istanbul bakırköy) - 10.10.2011 00:00:00

ALLAH tüm islam alemının yar ve yardımcısı olsun tüm müslüman zengınlerden ıstırham edıyorum.her yıl hacca gıtmektense evlenemeyen fakır kız ve erkeklrın evlenmelrıne yardım etsınler zıra çok günah işlenıyor hepmız vebal altındayız allah hepnızden razı olsun

şükriye usta (trabzon) - 28.5.2011 00:00:00

bende site yapıyorum kutsal topraklarla ilgili siteniz güzel olmuş:)

abdullah (turkıye/kocaeli) - 28.3.2011 00:00:00

selamun aleykum rabbım herkeze nasıp etsın

zekeriya işcan (hatay) - 25.10.2010 00:00:00

medine cok güzel bir yer yaa gitmek istiyom...

zekeriya işcan (hatay) - 25.10.2010 00:00:00

medine fotograflarını görmek isteyen arkadasıma gösterdim...

Sen de Yaz
E-Bülten

Hac Nedir? Nasıl ve Niçin Yapılır?

Hac, sözlükte yönelmek, kastetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek anlamina gelir. Dini bir terim olarak hac; yilin belli günlerinde(Kameri aylardan Zilhicce ayinda) kurallarina uygun sekilde ihram denilen örtüye bürünerek Arafatda ayakta durmak ve Kâbe`yi tavaf etmektir. Bu kutsal yerleri belirli zamanlarda ziyaret eden kimseye haci denir. Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. 
www.teknovizyon.net/
YukariCik