Ana Menü

Sayac



İstatistikler Yükleniyor ..!

Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun..!

Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun..!


 


Peygamber Efendimizin Allah'ın ayı olarak adlandırdığı Recep ayının son günlerini yaşıyoruz. 
Miraç Kandili; Recep ayının 27. gecesine bağlayan gece yani bu gece. 3 Mayıs'ı 4 mayısa bağlayan geceye denk geliyor.
Miraç: gökyüzüne yükselmek, merdiven dayamak anlamına gelir.
Kadir gecesinden sonraki en kutsal gecedir. 

 
Hz. Muhammed (SAV) bu gece, Mekke´deki Mescid-i Haram´dan, Kudüs´teki Mescid-i Aksa´ya götürüldü. Oradan da gökleri aşarak, Cebrail'in bile giremediği Sidretül Münteha'yı geçerek Allah´ın katına ulaştı. Bu olaya miraç ya da göğe çıkış denir.
Miraç olayı hicrettten 1ya da 2 yıl önce gerçekleşmiştir. (Hicret 622 yılında oldu) Mekke’de zulümlerden dolayı hayli daralmış; eşini kaybetmiş, amcasını yitirmiş olan Hz. Peygamber'e (SAV) yüce Allah (cc) tarafından verilen bir tesellidir. Hem de hicret ten sonra medine de yaşayacağı zorluklar için bir tesellidir. onu manen hazırlamadır.

İsra ve Miraç hadisesi; Peygamber Efendimizin en büyük delillerindendir.

Peygamber efendimiz Mescidi Haramdan alınıp Burak adı verilen atı ile Kudüsteki Mescidi Aksaya getirildi. Bu iki yer arasındaki uzaklık 1235 km dir. Bilimsel olarak çok yol açıcı bir olaydır.
Mescidi haram ile Mescisi aksa arasındaki yürüyüş İSRA, gece yürüyüşü; mescidi aksadan sıtretül münteyaya yükseliş MİRAÇ olarak adlandırılır.
Hem bedenen hem ruhen girmiştir, rüya olmadığı genel kanaattir.
Hz Cebrail (AS) ile birlkte göktüzüne yükselmiş Hz. Adem, Yusuf, Yahya, İsa, Harun, Musa, İbrahim peygamberlerle görüşmüştür. Hepsi ona gıbta ilke bakmıştır. Peygamber efendimiz vefat etmeden o makama yükselmişti çünkü. Sıtretül muntehaya geldiğinde Buraktan inip Refrefe binmiştir. Cebrail (as.) da buradan öteye geçemez.  Peygamber efendimiz burada cenneti ve cehennemi görmüş, sonrasında Allah ile görüşmüştür. Tekrar refref ile sitretül müntehanın girişine oradan da Burak ile Kudus'e sonrasında Mescidi Harama gelmiştir.
Ertesi gün bunları anlattığında kafirler dalga geçmeye başlamışlar. Fakat o tüm sorulara doğru cevap vermiş. Bazıları müslüman olmuştr. Hz. Ebubekir'e "Sıddık" lakabı bu olayda verildi. "O (SAV) söylüyorsa doğrudur" dedi . 

Bu olayın bahsi İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'da İsra ve Necm Surelerinde geçer. "Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir." (İsra :1)


Miraçta bize hediye edilen olaylar: 
  • 5 vakit namaz farz kılındı (hadislere göre 50 vakit oaln namazı Hz. Musa görüşmelerinde 5 e düşürttü.)
  • Allah'a şirk koşmayan herkesin cennete gireceği müjdesi verildi.
  • Tahiyyat duası hediye edildi.
  • Bakara süresi son ayeti tebliğ edildi.

Miraç Kandilinde Neler Yapılabilir?: (Kıymeti bilinerek idrak edilirse mükafatının büyük olan bu kutlu zaman dilimi nasıl idrak edilmeli?)

1. Kur'ânı Kerim okunmalı, okuyanlar dinlenmeli, uygun yerlerde Kur'ân ziyafetleri verilmeli, Peygamber Efendimize olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmelidir.
2. Peygamber Efendimize (s.a.s) salât-ü selâmlar getirilmeli, Onun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.
3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar,111 onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.
4. Tefekkürde bulunulmalı; Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, ALLAHın benden istekleri nelerdir gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.
5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.
6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.
7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
8. Müminlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.
9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
10. Kişi kendine ve diğer Mümin kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.
11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.
12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.
13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.
14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; vaz ü nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.
15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.
16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakka niyazda bulunulmalı.
17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.
18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut email çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.
19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Miraç Kandili'nde nasıl dua edilir?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'nın (S.A.V) insanlık adına Alemlerin Rabbi'yle buluştuğu kutlu gece... İslam âlemi, dualarla Miraç Gecesi'ni idrak ediyor. Kandiliniz mübarek olsun. İşte Miraç Kandili duası

Euzü billahi mineş-şeytanir-racîm
Bismillahir-rahmanir-rahîm
 
Ey Bizleri varlığa erdiren
Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran
Güzeller Güzeli Rabbimiz!
Sana sonsuz hamd ü senalar olsun.
 
Kainatın İftihar Tablosu Peygamber Efendimiz'e Sonsuz salât ü selam olsun.
 
Gufranla ufkumuzda tüllenen şu mübarek gecede bir kere daha dergâh-ı ilahînin önünde el açıp yalvarıyoruz:
 
1. YA İLAHEL-ALEMİN!
 
Bize verdiğin isteme duygusu ve istenenleri vereceğin inancıyla rahmetinin vüs'ati genişliğindeki kapına dayanıyor, şu mübarek gecede bir kere daha hâlimizi arz etmek istiyoruz. Hâlimiz Sana ayan, söyleyeceklerimiz bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklediğimiz asırlardan beri bizi kıvrım kıvrım kıvrandıran dertlerimize derman.. İcabet buyur ey Rahîm ü Rahmân!
 
2. EY ÇARESİZLER ÇARESİ!
 
Senin dualara icabet etme mecburiyetin yoktur; ama bizim ona ihtiyacımız hissettiklerimizden de çoktur. Bütün dileklerimizi kabul buyur ve bunları kabulünü vicdanlarımıza duyur; aç ve yalnızlıkla tir tir titreyen kalblerimizi iman ve itminanla doyur.
 
Ciddi bir yol almış sayılmasak da yıllar var hep yollardayız. Ufkumuz gam ve kederle tülleniyor. Önümüzdeki engebeler beşer takatini aşkın görünüyor. Ümmet-i Muhammed (aleyhissalatü vet-teslîmât) perişan, derbeder ve ızdırap içinde.. Müslümanlık gelenek ve göreneklerin darlığına mahkum.. İbadet ü tâat kültür televvünlü.. Duygular, düşünceler fantezilere emanet.. Mücadelelerin esası da çıkarlar, menfaatler, ırkî mülahazalara dayalı. Sen bizlere çıkar yol lutfeyle ya Rabbi!
 
3.YA RAB!
 
Önümüzdeki şu upuzun hayat yolculuğunda, bizi kendi idrak ve ihsaslarımızın darlığıyla başbaşa bırakma; akıllarımızı inhiraf ve sürçmelerden, nefislerimizi cismânîliğin baskılarından, gönüllerimizi de hevâ ve heveslerin öldürücü oklarından sıyanet eyle. Kapının kullarını; ilimde kibir u gururdan, ibadette riya ve gafletten ve duygularına renk attıran ülfetten koru. Senin yolunda yürüyor gibi görünüp Senden uzaklaşmak, kurbet atmosferinde içiçe firkat yaşamak, hep rızadan söz edip gazap arkasından koşmak ne acıdır! Sen bizi kazanç yolu sanılan bu tür haybet vadilerinde ömür tüketmekten muhafaza buyur ya Rabbi.
 
4. EY GÜNAHLARI BAĞIŞLAYAN!
 
Şu mübarek gece hürmetine Bizleri bağışla, öyle bir dünyada hayata gözlerimizi açtık ve öyle bir alemde yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak, arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her yerde nefis, şeytan ve aynı takımdan binlerce ifrit ağını germiş av bekliyor; yol boyu yüzlerce fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize oturuyor. İnayetine ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her halimizden belli; bizleri yara-bere almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bu güne kadar elli defa çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir edebilirsin. İçimizi Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize yeniden insan olma yollarını göstermeni diliyoruz ya Rabbi!
 
5. EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN!
 
Bir süre ayrı düştükten sonra dönüp Sana gelenleri kovmayacağını vadediyorsun. Sana yönelenlere hep 'Gelin, gelin' diyorsun. Ey Rab! Böyle emekleye emekleye sürünmeyi de gelme kabul edeceksen, müsaade buyur 'Biz de geldik' diyelim. Geldik ve Sana, yolların amansızlığını, nefis, şeytan ve hevânın imansızlığını, bizim de dermansızlığımızı şikayet ediyoruz. Bilhassa, her zaman hatalara açık duran, mâsiyetlere meyyal bulunan ve ululuğuna karşı hep saygısız davranan, serkeş nefsimizi Sana şikayet ediyoruz. Sen bizleri nefsin ve şeytanın şerrinden muhafaza buyur ya Rabbi!
 
Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.. Ya Rabbi lisanlarımızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin, hoşnut olmadığın bütün kirli sözlerden temizle.. Kalblerimizi gösterişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur ya Rabbi!
 
Her hal ve tavrımızı rızan istikametinde eyle.. Niyetlerimizi ihlaslı kıl ve bize lütfettiğin bütün şeylerde de bereket ihsan eyle ya Rabbi!
 
6. EY TALİHSİZLERİN SIĞINAĞI, EY ÂCİZLERİN GÜÇ KAYNAĞI, EY DERTLİLERİN TABİBİ VE EY YOLDA KALMIŞLARIN YOL GÖSTERENİ!
 
Şu anda duygularımız derbeder, davranışlarımız ahenksiz, ruhlarımız kirli, ayaklarımız titrek, ellerimiz mefluç, çoğumuz itibarıyla ümitlerimiz sarsık, havalar boz-bulanık, mağripler hicranla tül tül, maşrıklar lütfuna kalmış... İşte böyle bir dağınıklık içinde Sana geldik. Böyle gelenlerin ilki değiliz, sonuncusu da olmayacağız. Rahmetin, bu garip pişmanların ümit kapısı, bizler de bu kapının önündeki liyakatsiz dilenciler. Şimdiye kadar gelip Senin kapında ihtiyaç izhar edenlerden boş dönen hiç olmamış; hiçbir kaçkın ve pişman da o kapıdan kovulmamıştır. O kapı Senin kapın, onun başkalarından farkı da her gelene affındır. Bizi hilm ü silminle güçlendir. Zalimlere de varlığını duyur.
 
7. EY HER DUADA BULUNANA İCABET EDEN ULULUK TAHTININ SULTANI!
 
Şu mübarek gecede binler, yüz binler Senin karşında divan durarak ellerimizi Sana açıyor ve külliyet kesbetmiş niyaz edalı soluklarımızla, kullarına her zaman açık bulunan, hiç olmazsa aralık duran rahmet desenli kapının tokmağına inleyerek dokunuyor ve "Biz geldik" diyoruz. Herkesi ve her şeyi görüp gözettiğine, her sese ve herkese merhamet ettiğine gönülden inanarak kaçkınlığımızı muvakkat dahi olsa görmüyor, günahlarımızı af çağlayanların içinde tasavvur ediyor, karıştırdığımız haltlara değil, Senin afv u safhına bakıyor ve ümitlerimizi ona bağlıyoruz; Enîsimiz Sen isen, çevrenin vahşetinden bize ne! Her yanda şeytan ve avenesi içten içe homurdanıp duruyorlarmış, Sen bizimle olduktan sonra ne ifade eder ki!
 
Sen her şeyin biricik hâkimisin ve hükmünü engelleyecek bir güç de yoktur. Sen saltanat dairen içinde en küçük şeyleri görür, en cılız sesleri işitir, hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi cevapsız bırakmazsın.
 
8. EY YÜCELER YÜCESİ!
 
Sen biliyorsun, biz de bunun farkındayız; ömrümüzün hasenât kefesi bomboş, pek çoğumuz itibarıyla bir ihlâs bezginliği içindeyiz. Çoğumuz gafil, bedbin, dünsüz-yarınsız sefil birer hâlzede gibi aktüalite ile iç içeyiz. Her hâlimizde âlâyiş, gösteriş, köpük köpük hevâ ve heves; sürekli zevk u sefâya, makama, mansıba, şöhrete, şana ve dünyevî hülyalara oynuyoruz. Yığınların rüya ve hülyaları ekonomi ve refah; taptıkları da dolar, dinar ve euro. Ruhlar meflûç, kalbler kötürüm, basîret âmâ, düşünceler kirli, davranışlar da tam buna göre... Gece ve gündüz gibi iki yüzlü yaşıyoruz, ak görünüyor kapkara davranıyoruz; idare ve siyaset deyip hem ışık türküleri söylüyor hem de karanlık ağıtları mırıldanıyoruz. Devirlere, dönemlere göre renkten renge giriyor, bukalemunları şaşırtacak mârifetler (!) sergiliyor ve aldatmayı beceri kabul ediyoruz.
 
9. EY RAB!
 
Ellerimiz-ağızlarımız, gözlerimiz-kulaklarımız, dillerimiz-dudaklarımız yaratılış gayelerinden fersah fersah uzak ve âdeta nankörlüğe kilitli; eller memnû meyvelerde, ağızlar harama açık duruyor; gözler başkalarının kusur müfettişi.. Yalan revaçta, hıyanet âdiyattan bir şey, hakkın ismi var sadece; adalet "sayyâd-ı bîinsaf"ların hazırladığı kapanların önüne saçılmış birkaç dane gibi bir şey; vefa Kafdağı'nın arkasında, ahde hürmet unutulup da bir köşede kalmış; buna karşılık haksızlık firavunları utandıracak dorukta. Makam sevgisi, şöhret hissi, rahat etme düşüncesi, tenperverlik duygusu boyunlarımızda âdeta çelikten bir kement; her biri birer gayya olan bu duygulardan bir türlü kurtulamıyor ve mahiyet-i nefsü'l-emriyemize göre kendimiz olamıyoruz. Dünya ve ukbâ kazancı adına ne ciddî bir hesap ne de tutarlı bir plâna sahibiz. Kazançlar kuşağında sürekli kaybediyoruz; kaybederken de muhtemel daha kötü durumlarla teselli olmaya çalışıyoruz. Zamanı suçlama, şartlara lânetler yağdırma da ayrı bir avunma yolu.
 
Bütün bunlara rağmen ya Rab! Bizi bize bırakmaman en büyük dileğimiz. Kendimiz edip kendimiz bulsak da, rahmetin, istihkaklarımıza lütuf televvünlü haklar bahşedecek vüs'atte. Sen bizlere lütfunla muamelede bulun ya Rabbi!
 
Dua edenlere cevap veren Sen, ızdırapları dindirip ihtiyaçları gideren Sen, devrilenleri kaldırıp doğrultan Sen, çatlayıp kırılanları sarıp-sarmalayıp tedavi eden de Sensin! Senden ayrı kalışımız ruhumuza renk attırdı; nefsânîlik ve gaflet, ibadetlerimizin mânâ ve özünü alıp götürdü; samimiyetsizlik dualarımızın kolunu-kanadını kırdı. Sinelerimiz bomboş, düşüncelerimiz tutarsız, kalbî ve ruhî hastalıklarımız bizi yere sermek üzere.. Var eden Sensin, yok eden de Sen; uzak tutan Sensin, yaklaştıran da Sen; Sen bizi biz etmeseydin biz bu duyduklarımızı duyamaz ve bize imanın neş'esini tattırmasaydın şu söylediklerimizi mırıldanamazdık. Verdiklerin vereceklerinin referansı; diliyor ve dileniyoruz, bize yakınlığını duyur ve benliğimizde Sana karşı yaklaşma heyecanları uyar.
 
10. EY RAB!
 
Elimizden tut, dostlarının yüzüne baktığın gibi bize de rahmetinle teveccühte bulun.. İç dünyamızı varlığının ziyasıyla nurlandır ve bizi Sensizliğin zulmetlerinden, zindanlarından halâs eyle; halâs eyle ve eşiğine baş koymuş kapının şu sadık kullarını yalnız bırakma. Senden kalblerimize ışık, iradelerimize güç, düşüncelerimize istikamet, niyetlerimize de hulûs istiyoruz. Bizleri iç dünyamızla yeniden inşa ederek ruhlarımıza ahsen-i takvîm sırrını duyur.
 
11. EY AFFI TECZİYESİNİN ÖNÜNDE RAHMET TAHTININ SULTANI!
 
Bu mukaddes miraç gecesinde bizleri de bağışla, öyle bir dünyada hayata gözlerimizi açtık ve öyle bir âlemde yaşıyoruz ki, önümüzde tuzak, arkamızda tuzak; uğrayıp geçtiğimiz her yerde nefis, şeytan ve aynı takımdan binlerce ifrit ağını germiş av bekliyor; yol boyu yüzlerce fitne ocağı ve isi-dumanı gelip sinelerimize oturuyor. İnayetine ihtiyacımız açık, çaresizliğimiz her hâlimizden belli; bizleri yara-bere almadan hedefe ancak Sen ulaştırabilir ve bugüne kadar elli defa çatlamış, kırılmış ruh dünyamızı da ancak Sen tamir edebilirsin. İçimizi Sana döküyor, kusurlarımızı Sana açıyor ve bize yeniden insan olma yollarını göstermeni diliyoruz.
 
Ey Yüceler Yücesi!
 
Efendimiz Hazreti Muhammed'e, Muallâ aile efradına ve bütün ashab-ı güzînine salât u selam ederek bunları Senden dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur ya Rabbi!..
 
Amin amin amin
Velhamdü lillahi Rabbil aleminel-fatiha

03.05.2016


Üye Girişi
Anket
Hacca veya Umreye Gittiniz mi?




Ziyaretçi Defteri

Cihan Kara (Evden) - 2.11.2014 00:00:00

S.a mümin kardeşlerim.

ismet gül (BOLU) - 9.1.2014 00:00:00

BEN HACIYA GİTMEK İŞTIYORUM.MADDI YÖNDEN GİDEMIYORUM. VE ÇOKKKK ÜZÜLUYORUM. KAFAMI TAKTIM .GİTMEK İÇİN HACIYA GİTMEK İÇİN PARA LAZIM ODA BENDE YOK RÜYALARIMA GİRİYOR.YAŞIM 59 BAYANIM BANA YARDIMCI OLURMUSUNUZ ÖLMEDEN GÖRMEK İŞTIYORUM.BENI GETIREN OLURMU ORDA İŞDE TUTARIM YETERKI HACIYA GİDEYIM PERGAMBERLERIZIN YERLERINI SAVAŞ ETTIKLERIN SAKLANDIGI MAGARA KABRINI GÖRMEK İŞTIYORUM HACI OLMAK VE NAMAZ KILMAK İBADET ETMEK İŞTIYORUM .. RABBIM ZENGİNLERE NASIP EDIYOR BİZİM GİBİ FAKIRLER GİDEMIYOR.BİZLEREDE GİTMEMIZ İÇİN BİZLERE CARE BULUN LÜTFEN BENIMDE CANIM VAR PARAM OLMADIGI HALDE YINEDE UMUT EDIYORUM GÖRMEYI RABBIM NASIP ETSIN..bana bir umut bir yol gösterır.

poyraz aydın (blk) - 5.11.2013 00:00:00

SELAMUN ALEYKUM bazen duyguların en yogun oldugu zaman tv de hac programlarını ızlerken aglamak kendım ıcın degıl babamı gonderecek gucum olsaydı baskada birşey istemezdım.

ZEYNEP SEMİN (istanbul) - 9.10.2013 00:00:00

Her şey çok güzel mekke medine fotografları çok güzel araf dagı hiranur dagı serv dagı mükemel muhteşem bir şey resimleri görünce gözlerim doldu:) bu siteyi krandan ALLAH RAZI olsu :) KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN allah tüm müslümanlara yardım etsin AMİN

nedret bek (amasya) - 11.12.2012 00:00:00

hac kura ile değil artık sıra ile olacak deniliyor doğrumu

ahmet akkurt (istanbul bakırköy) - 10.10.2011 00:00:00

ALLAH tüm islam alemının yar ve yardımcısı olsun tüm müslüman zengınlerden ıstırham edıyorum.her yıl hacca gıtmektense evlenemeyen fakır kız ve erkeklrın evlenmelrıne yardım etsınler zıra çok günah işlenıyor hepmız vebal altındayız allah hepnızden razı olsun

şükriye usta (trabzon) - 28.5.2011 00:00:00

bende site yapıyorum kutsal topraklarla ilgili siteniz güzel olmuş:)

abdullah (turkıye/kocaeli) - 28.3.2011 00:00:00

selamun aleykum rabbım herkeze nasıp etsın

zekeriya işcan (hatay) - 25.10.2010 00:00:00

medine cok güzel bir yer yaa gitmek istiyom...

zekeriya işcan (hatay) - 25.10.2010 00:00:00

medine fotograflarını görmek isteyen arkadasıma gösterdim...

Sen de Yaz
E-Bülten

Hac Nedir? Nasıl ve Niçin Yapılır?

Hac, sözlükte yönelmek, kastetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek anlamina gelir. Dini bir terim olarak hac; yilin belli günlerinde(Kameri aylardan Zilhicce ayinda) kurallarina uygun sekilde ihram denilen örtüye bürünerek Arafatda ayakta durmak ve Kâbe`yi tavaf etmektir. Bu kutsal yerleri belirli zamanlarda ziyaret eden kimseye haci denir. Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. 
www.teknovizyon.net/
YukariCik